prospect
“Prospect” kelimesi İngilizce’de, Türkçe olarak “olasılık”, “ihtimal”, “beklenti” veya “perspektif” anlamlarına gelmektedir. Kelimenin kullanıldığı bağlama göre anlamı değişebilir.
1- “Prospect” kelimesi bir durum veya olayın olası veya beklenen gelişimini veya sonucunu ifade eder. Örneğin, “The prospects for the economy are looking brighter.” (Ekonomi için beklentiler daha parlak görünüyor.)
2- Aynı zamanda daha spesifik bir anlamı da vardır ve genellikle iş ya da kariyer için potansiyel veya olası bir fırsatı veya olasılığı ifade eder. Örneğin, “She’s been offered a job in New York and is considering the prospect.” (Ona New York’ta bir iş teklif edildi ve teklifi düşünüyor.)
3- “Prospect” ayrıca geniş bir manzaraya, geniş bir görüşe bakmayı veya bakma olasılığını ifade eder. Örneğin; “The house has a southern prospect” (Ev, güneye bakar.)
4- Madencilikle ilgili olarak kullanıldığında ise, “prospect” doğal kaynakların olası varlığını aramak veya kontrol etmek anlamına gelir. Örneğin, “They are prospecting for gold” (Onlar altın arıyorlar.)
-
The prospect of a new job excited her. Yeni bir işin ihtimali onu heyecanlandırdı.
-
He has a bright prospect for a successful career in technology. Teknoloji alanında başarılı bir kariyer için parlak bir geleceği var.
-
The prospect of traveling abroad is appealing to many students. Yurtdışına seyahat etme ihtimali birçok öğrenci için cazip.
-
She didn’t like the prospect of moving to a new city. Yeni bir şehre taşınma ihtimalini sevmedi.
-
The prospect of a sunny weekend made everyone happy. Güneşli bir hafta sonu ihtimali herkesi mutlu etti.