Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

prosecute

“Prosecute” İngilizce bir kelime olup Türkçeye “savcılık yapmak”, “dava açmak” veya “kamu davası açmak” olarak çevrilebilir. Bu kelime, özellikle hukuk terimleri içerisinde yer alır.

  1. “Savcılık yapmak/kamu davası açmak,” anlamına gelen “prosecute”, bir savcının suç işlendiği iddia edilen kişiye karşı resmi bir dava açmak için yasal süreci başlatması eylemini ifade eder. Bu derste, savcının, mahkemede kanıtı sunma ve yargılamanın yasanın ve adil bir şekilde yürütülmesinin sorumluluğunu üstlenmesi gerekmektedir.

  2. “Dava açmak” anlamındaki “prosecute” ise, bir kişi veya kuruluşun bir başka kişi veya kuruluşa karşı yasal işlem başlatmak (genellikle tazminat talep etmek için) amacıyla dava açmasını ifade eder.

Bu iki kullanım, genellikle bir suçun işlendiği iddia edilen kişilerin adalete teslim edilmesine yönelik resmi yargı sürecini içerir.

  1. The attorney decided to prosecute the case vigorously to ensure justice was served. (Avukat, adaletin sağlanmasını garanti etmek için davayı güçle kovuşturmayı karar verdi.)

  2. The district attorney will prosecute the suspect for robbery. (Bölge avukatı, şüpheliyi soygun suçundan kovuşturacak.)

  3. They have enough evidence to prosecute him in court. (Onların mahkemede onu kovuşturmak için yeterli kanıtları var.)

  4. The government must prosecute any officials involved in corruption. (Hükümet, yolsuzlukla bağlantılı olan herhangi bir yetkiliyi kovuşturmak zorundadır.)

  5. She was relieved to hear that the prosecutor would not prosecute her for the minor offense. (Küçük bir suçtan dolayı onun aleyhine kovuşturma yapılmayacağını duyduğunda rahatladı.)

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com