promoting
“Promoting” kelimesi İngilizce’de “tanıtmak, desteklemek, teşvik etmek” anlamında kullanılan bir fiildir. Bu kelime genellikle bir ürün, müzik, hizmet, film veya kişiyi popülerleştirmek veya satmak için kullanılır. Özgün İngilice’deki anlamında, bir şeyi öne çıkarmak, ilerletmek, yükseltmek yani daha fazla görünür veya bilinir kılmak anlamına gelir. Örneğin, “They are promoting the new film” (Onlar yeni filmi tanıtıyorlar) veya “He was promoted to manager” (O, müdür olarak terfi etti) şeklinde cümlelerde geçer.
Çok geniş bir kullanım alanı olan “promoting”, pazarlama ve reklamcılıktan eğitim, iş dünyası ve sosyal hizmetlere kadar birçok farklı sektörde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, bir pozisyon veya görevde yükseltilme anlamında da kullanılır.
-
The company is focusing on promoting its new product line this summer. Şirket, bu yaz yeni ürün serisini tanıtmaya odaklanıyor.
-
She is responsible for promoting the event on social media. O, etkinliği sosyal medyada tanıtmaktan sorumlu.
-
The marketing team has developed a strategy for promoting the brand. Pazarlama ekibi, markayı tanıtmak için bir strateji geliştirdi.
-
They organized a campaign aimed at promoting healthy eating habits. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etmeyi amaçlayan bir kampanya düzenlediler.
-
The school is promoting a reading program to encourage students to read more. Okul, öğrencilerin daha fazla okumalarını teşvik etmek için bir okuma programını tanıtıyor.