promising
“Promising” İngilizce’de bir kelime olup, Türkçeye “umut verici”, “gelecek vadeden” ya da “söz veren” olarak çevrilebilir. Kullanıldığı bağlama göre farklı anlamlar içerebilir.
Öncelikle, bu kelime bir kişinin veya durumun potansiyel olarak başarılı veya etkileyici olacağına işaret eden bir sıfat olarak kullanılır. “Umut verici” ya da “gelecek vadeden” anlamına gelir. Örneğin: “He is a promising young musician” (O, gelecek vaat eden genç bir müzisyen.) burada “promising” geleceğin parlak olduğunu ve büyük başarılara işaret ettiğini belirtir.
Ayrıca “promising” kelimesi, birine belirli bir şeyi yapacağına dair söz vermek anlamına da gelebilir. Örneğin: “He is promising to help” (O, yardım etme sözü veriyor.) bu durumda kelime, birisinin belirli bir eylemi gerçekleştirme taahhüdünde bulunduğunu ifade eder.
Bu kelime genellikle olumlu bir konotasyon taşır ve bir kişi veya durumun olası başarısını ve potansiyelini ifade eder.
- The new project has a promising start, and we expect great results.
- Yeni projenin umut verici bir başlangıcı var ve harika sonuçlar bekliyoruz.
- She has a promising future in medicine, given her academic performance.
- Akademik başarısı göz önüne alındığında, tıpta umut verici bir geleceği var.
- The team’s performance was promising, indicating they could win the championship.
- Takımın performansı umut vericiydi, şampiyonayı kazanabileceklerini gösteriyor.
- This technology seems promising for improving energy efficiency.
- Bu teknoloji, enerji verimliliğini artırmak için umut verici görünüyor.
- After reading his proposal, I found several promising ideas worth exploring.
- Teklifini okuduktan sonra, araştırmaya değer birkaç umut verici fikir buldum.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com