profligate
“Profligate” İngilizce bir terim olup, Türkçeye genellikle “savurgan, müsrif, ahlaki değerlere aykırı yaşayan” gibi anlamlarla çevrilir. Bu kelime genellikle bir kişinin para veya kaynakları savurduğunda veya aşırı, kontrolsüz yaşam tarzını ifade etmek için kullanılır. Ayrıca bir başka anlamı da ahlaki değerlere aykırı davranış sergileyen kişi anlamına gelir. Özellikle cinsel açıdan aşırı ve kontrolsüz davranışları ifade eder.
Örneğin: “He was seen as a profligate spender and a serious, even dangerous, liability” cümlesi Türkçeye “O, müsrif bir harcayıcı ve ciddi, hatta tehlikeli, bir sorumluluk olarak görülüyordu” olarak çevrilebilir. Bu durumda, ‘profligate’ kelimesi bir kişinin savurganlığını ve kontrolsüz tüketimini vurgulamaktadır.
Aynı zamanda, “He was infamous for his profligate lifestyle” (O, savurgan yaşam tarzıyla ünlüydü) cümlesiyle ‘profligate’ kelimesi bir kişinin ahlaki değerlere aykırı ve kontrolsüz yaşam tarzına dikkat çekmekte olacaktır.
2:14
- His profligate spending on luxury items led him to financial ruin.
- Lüks eşyalara yaptığı savurgan harcamalar onu mali felakete sürükledi.
- The profligate use of resources has contributed to environmental degradation.
- Kaynakların savurganca kullanımı, çevresel bozulmaya katkıda bulundu.
- She was known for her profligate lifestyle, indulging in parties and extravagant vacations.
- Parti ve gösterişli tatillere kapılarak savurgan bir yaşam tarzıyla tanınıyordu.
- The company’s profligate practices eventually caught the attention of regulators.
- Şirketin savurgan uygulamaları sonunda düzenleyicilerin dikkatini çekti.
- Despite his profligate nature, he was well-liked by his friends for his generosity.
- Savurgan doğasına rağmen, arkadaşları arasında cömertliği nedeniyle seviliyordu.