proactive
“Proaktif” kelimesi İngilizce’de “proactive” kelimesinin Türkçe çevirisidir. Proaktif, özünde bir olayın sonuçlarını beklemek yerine, gelişmeleri önceden tahmin edip, bu tahminler doğrultusunda hareket etmek anlamına gelir. Başka bir deyişle, proaktif olan kişi ya da kuruluş, bir durumun kontrolünü elinde tutmak için gereken önlemleri önceden alır.
Bu terim, genellikle iş dünyasında ve kişisel gelişim alanında kullanılır. Proaktif bir kişi, sorunlar karşısında bekleyip, reaktif (tepki veren) olmak yerine, olası sorunları öngörerek, onları çözmek için harekete geçen kişidir. İş yerlerinde ise proaktif bir tutum, olası iş problemlerini daha erken fark edip, bu problemlerin üstesinden gelmeyi sağlar.
Örneğin, bir işletme proaktif bir yaklaşım sergileyerek, belirli bir ürünün talebinin artacağını öngörebilir ve buna göre daha fazla üretim yapabilir. Aynı şekilde, bir birey de gelecekte yaşanabilecek bir sağlık sorununu önlemek için, daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyebilir.
Proaktif kelimesi genel olarak girişimci, öngörü, sorun çözme, inisiyatif kullanma gibi olumlu nitelikleri ifade eder.
- Being proactive in your work can lead to greater success.
- İş yerinde proaktif olmak, daha büyük başarılar elde etmenizi sağlayabilir.
- She took a proactive approach to solving the problem before it escalated.
- Sorun büyümeden önce onu çözmek için proaktif bir yaklaşım benimsedi.
- A proactive attitude can improve team dynamics and cooperation.
- Proaktif bir tutum, takım dinamiklerini ve iş birliğini geliştirebilir.
- The manager encouraged her team to be proactive about their projects.
- Yönetici, ekibine projeleri hakkında proaktif olmayı teşvik etti.
- Proactive measures were taken to prevent any future risks.
- Gelecekteki riskleri önlemek için proaktif önlemler alındı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com