prioritized
“Prioritized” kelimesi İngilizceden Türkçeye “önceliklendirilmiş” olarak çevrilebilir. Bu kelimenin kökeni İngilizce “priority” kelimesidir; hangi işlerin, görevlerin veya hedeflerin ilk olarak tamamlanması gerektiğini belirlemek anlamına gelir.
“Prioritized” kelimesini daha fazla detaylandıracak olursak; Bir kişi veya organizasyon bir dizi işi veya görevi “önceliklendirdiğinde”, onları en önemli veya acil olanlardan en az önemli veya acil olana kadar bir sıraya koyar. Bu, genellikle kaynakların en etkili şekilde kullanılmasını sağlamak için yapılır.
Örneğin, bir iş yerindeki bir yönetici, takımının hangi görevleri önceliklendireceğini belirleyebilir. Bu, genellikle hangi görevlerin işin genel hedefine en çok katkı sağlayacağını belirlemek için yapılan bir değerlendirmeyle yapılır. Başka bir örnek, bir kişinin günlük görevlerini önceliklendirmesi olabilir. Bu kişi, öncelikli olarak neyi tamamlaması gerektiğini belirlemek için gününün nasıl geçeceğini düşünebilir.
- We need to prioritize our tasks to meet the deadline.
- Görevlerimizi önceliklendirmemiz gerekiyor, böylece son tarihe yetişebiliriz.
- The organization has prioritized education in its funding plans.
- Kuruluş, finansman planlarında eğitimi önceliklendirmiştir.
- It’s important to prioritize your health above all else.
- Sağlığınızı her şeyden önce önceliklendirmek önemlidir.
- The manager prioritized the project due to its high potential.
- Yönetici, projenin yüksek potansiyeli nedeniyle onu önceliklendirdi.
- When planning your vacation, prioritize the activities you enjoy the most.
- Tatilinizi planlarken, en çok keyif aldığınız aktiviteleri önceliklendirin.