primary
“Primary” İngilizcede bir sıfat ve isim olarak kullanılan bir kelimedir. Sıfat olarak kullanıldığında “ilk, ana, başlıca, esas” anlamlarına gelmektedir. Bu kelime genellikle boşlukta yer alır. Örneğin; “primary reason” ifadesi Türkçede “esas neden” ya da “primary school” ifadesi “ilkokul” anlamına gelir.
İsim olarak “seçim” veya “ön eleme” anlamına gelir ve genellikle Amerika’daki siyasi seçim sürecini açıklamada kullanılır. Amerika Birleşik Devletleri’nde cumhurbaşkanı ve Kongre üyeleri gibi görevler için aday belirleme sürecine “primary” adı verilir. Siyasi partilerin adaylarını belirlemek için yaptıkları bu ön seçimlerin her birine “primary” denir.
Ek bilgi olarak, bir renk teorisi kavramı olarak “primary colors” ifadesi de vardır ve bu ifade Türkçede “ana renkler” anlamına gelir. Ana renkler bir araya geldiklerinde diğer tüm renkleri oluşturabilirler. İngilizcede bu renkler genellikle kırmızı, mavi ve sarı olarak kabul edilir.
- The primary reason for his success is hard work.
- Onun başarısının birincil nedeni sıkı çalışmadır.
- Primary education is essential for children’s development.
- Birincil eğitim, çocukların gelişimi için gereklidir.
- The primary objective of the project is to improve community health.
- Projenin ana hedefi topluluk sağlığını iyileştirmektir.
- She is the primary suspect in the case.
- O, davadaki birincil şüphelidir.
- The primary colors are red, blue, and yellow.
- Ana renkler kırmızı, mavi ve sarıdır.