pricey
“Pricey” İngilizce bir terim olup, Türkçeye “pahalı” olarak çevrilebilir.
Daha çok günlük konuşmalarda kullanılır ve bir ürünün, hizmetin veya deneyimin maliyetinin beklentilerin ya da standartların üzerinde olduğunu belirtir. Normalde bir şeyi almayı göz önünde bulunduran bir kişi için bir dezavantaj olarak görülür.
Örneğin; birisi çok “pricey” bir restoranda yemek yediğini belirtiyorsa, o restoranda yemek yemenin normalden daha pahalı olduğunu anlamamız gerekir.
Bu kelime genellikle, alıcıların uygun bir fiyat beklentisi olduğu durumlarda kullanılır. Yani “pricey” kelimesi genelde bir şeyin gereğinden fazla maliyetli olduğu anlamına gelmektedir.
“Expensive” kelimesi ile aynı anlama gelir ancak genellikle daha resmi durumlarda “expensive” tercih edilir.
Örnek kullanım:
“That new iPhone model is quite pricey.” - “Yeni iPhone modeli oldukça pahalı.”
-
That restaurant is too pricey for my budget. O restoran benim bütçem için çok pahalı.
-
The price for the concert tickets is quite pricey this year. Konser biletlerinin fiyatı bu yıl oldukça pahalı.
-
She always buys pricey clothes from designer brands. O, her zaman tasarımcılardan pahalı kıyafetler alır.
-
I found a pricey but beautiful vase at the store. Dükkanda pahalı ama güzel bir vazo buldum.
-
Many people avoid pricey items during sales. Birçok insan indirim dönemlerinde pahalı ürünlerden kaçınıyor.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com