pretentious
“Pretentious” İngilizce bir sözcüktür ve Türkçeye “gösterişçi, burnu havada, iddialı” gibi anlamlara gelir. Genellikle bir kişi veya durumla ilgili olarak kullanılır.
Bir kişi, gerçekte olduğundan daha ilgi çekici, daha önemli veya daha üstün görünme çabasına girdiğinde “pretentious” yani “gösterişçi” veya “burnu havada” olarak nitelendirilebilir. Bu, genellikle insanların dikkatini çekme veya onları etkileme çabası gibi bir eylem planının bir parçasıdır.
Özellikle bu kelime, sıklıkla kişinin doğru olmayan bir biçimde kendilerini yüksek kültürlü ya da sofistike olarak gösterme eğiliminde olan insanlara atıfta bulunmak için kullanılır.
Örnek olarak, “He’s so pretentious, always talking about the obscure art films no one else has heard of.” Türkçede “O çok burnu havada, kimse duymamış olduğu belirsiz sanat filmlerinden bahsetmekten daima hoşlanır.” olarak çevrilebilir.
-
His pretentious manner made it difficult for others to relate to him. Onun pretentious tavrı, diğerlerinin onunla ilişki kurmasını zorlaştırdı.
-
The restaurant was filled with pretentious decor that felt out of place. Restoran, garip bir şekilde duran pretentious dekorasyonla doluydu.
-
She has a pretentious way of speaking that annoys her friends. Arkadaşlarını rahatsız eden pretentious bir konuşma tarzı var.
-
The film was criticized for its pretentious attempts at philosophical depth. Film, felsefi derinlik konusundaki pretentious denemeleriyle eleştirildi.
-
His pretentious claims about his achievements didn’t impress anyone. Başarılarıyla ilgili pretentious iddiaları kimseyi etkilemedi.