presume
“Presume” İngilizce bir kelime olup, Türkçe’ye “varsaymak”, “farzetmek”, “sanmak” ya da “tahmin etmek” gibi anlamlara gelir. Bu kelime, belirli bir durumu veya olayı daha fazla bilgi olmaksızın veya tam kanıtlar olmadan kabul etme durumunu ifade eder.
Örneğin, “I presume you’re tired after your trip.” (Seyahatten sonra yorgun olduğunu varsayıyorum.) cümlesinde, karşıdaki kişinin yorgun olduğunu kesin bir bilgi olmaksızın varsayıyoruz.
Bu kelime aynı zamanda hukuk terimi olarak da kullanılır. “Yasal olarak masum varsaymak” ifadesi, bir kişinin suçlu olmadığı varsayımına dayanır. Bu şekilde yasa, herkes için adil bir yargılama sağlamak amacıyla, suçu ispatlanıncaya kadar bir kişinin masum olduğunu varsayar.
Bu kelime genellikle bir şüphe, belirsizlik veya belirli bir durum üzerine yapılan varsayımları ifade eder ve bir eylemin, durumun, veya kişinin belirli bir niteliği olduğuna dair bir inanç veya düşünceyi ifade etmek için kullanılır.
- I presume you are aware of the meeting tomorrow.
- Yarınki toplantıdan haberdar olduğunuzu varsayıyorum.
- They presume that the project will be completed by next month.
- Projenin önümüzdeki ay tamamlanacağını varsayıyorlar.
- Can I presume that you will help us with this task?
- Bu görevde bize yardım edeceğinizi varsayabilir miyim?
- She presumed he was joking when he made that comment.
- O, o yorumu yaptığında onun şaka yaptığını varsaydığını düşündü.
- It’s safe to presume that the weather will be nice this weekend.
- Bu hafta sonu havanın güzel olacağını varsaymak güvenli.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com