presence
“Presence” İngilizce bir kelime olup Türkçeye “varlık, mevcudiyet, bulunma, hazır olma” olarak çevrilebilir. Bu kelimenin anlamı durumunuza, yerinize veya olaya bağlı olarak biraz değişebilir.
-
“Varlık” : Bir kişinin veya nesnenin fiziksel olarak bir yerde olmasına işaret eder. Yani bir yerde tam olarak mevcut olmaktır. Örneğin: “His presence in the room was reassuring” cümlesi Türkçeye “Odanın içindeki varlığı rahatlatıcıydı” olarak çevrilebilir.
-
“Mevcut olma”: Bir şeyin veya durumun gerçek veya algılanmış varlığına işaret eder. Örneğin: “The presence of danger” cümlesi Türkçeye “Tehlikenin mevcudiyeti” olarak çevrilebilir.
-
“Hazır olma”: Bir etkinlikte veya durumda aktif ve bilinçli bir şekilde yer alma durumunu ifade eder. Özellikle sosyal durumlar için kullanılır. Örneğin, “Your presence is required at the meeting” cümlesi Türkçe’ye “Toplantıda hazır bulunmanız gerekiyor” olarak çevrilebilir.
Bu kelimenin kullanımı genellikle bir kişinin veya şeyin başkaları tarafından fark edilme durumunu ve/veya başkaları üzerinde bıraktığı etkiyi belirtir.
-
Her presence at the meeting made a significant difference. (Onun toplantıdaki varlığı önemli bir fark yarattı.)
-
We could feel his strong presence in the room. (Odada onun güçlü varlığını hissedebiliyorduk.)
-
The artist’s presence was felt throughout the gallery. (Sanatçının varlığı galeri boyunca hissedildi.)
-
A calm presence can help ease tension in stressful situations. (Sakin bir varlık, stresli durumlarda gerginliği hafifletebilir.)
-
She had a commanding presence that drew everyone’s attention. (Onun etkileyici bir varlığı vardı ve herkesin dikkatini çekiyordu.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com