pleasant
“Pleasant” İngilizce bir sıfattır ve Türkçeye “hoş”, “keyifli”, “sevimli” veya “çekici” şeklinde çevrilebilir.
Bir durum veya ortamı açıklarken “pleasant” kelimesi genellikle başka bir kişi veya durumun neden olduğu rahatlık, keyif veya mutluluk duygusunu iletmek için kullanılır. Örneğin, “You have a pleasant house” (Eviniz çok hoş) ifadesi, evin rahat, hoş ve keyif verici bir atmosferi olduğunu belirtmek için kullanılır.
Bir kişiyi tanımlarken “pleasant” kelimesi, genellikle o kişinin sevimli, dostça ve genellikle hoş bir ruh hali içinde olduğu anlamına gelir. Örneğin, “He is such a pleasant guy” (O çok hoş bir adam) ifadesi, adamın genellikle sevimli, dostça ve hoş bir kişi olduğunu gösterir.
Son olarak, “pleasant” kelimesi, duyusal deneyimleri - ses, görüntü, tat vb. - açıklarken de kullanılır. Bu durumda, “pleasant” kelimesi, bu deneyimin hoş, tatmin edici veya rahat olduğunu gösterir. Örneğin, “a pleasant smell” (hoş bir koku) ifadesi, kokunun hoş ve tatmin edici olduğunu gösterir.
-
The garden was a pleasant surprise with its colorful flowers. Bahçe, rengarenk çiçekleriyle hoş bir sürprizdi.
-
She has a pleasant smile that makes everyone feel welcome. Onun hoş bir gülümsemesi var, bu da herkesin kendini hoş karşılanmış hissetmesini sağlıyor.
-
We had a pleasant evening by the fireplace, talking and laughing. Ateşin yanında oturup sohbet ederek ve gülerek hoş bir akşam geçirdik.
-
The weather was pleasant, perfect for a picnic in the park. Hava hoştu, parktaki piknik için mükemmeldi.
-
He gave a pleasant speech that captivated the audience. Hoş bir konuşma yaptı ve dinleyicilerin dikkatini çekti.