plausibly
“Plausibly” kelimesi İngilizcede bir zarf olarak kullanılır ve Türkçeye “makul bir şekilde” veya “inandırıcı bir şekilde” şeklinde çevrilebilir.
“Plausibly” kelimesi bir eylemin ne kadar inandırıcı veya mantıklı olduğunu belirtmek için kullanılır. Genellikle bir argümanın, tezin veya hipotezin olabilirliğini anlatmaktadir.
Örneğin;
2:14
“The suspect plausibly explained his whereabouts on the night of the crime.” (“Şüpheli suç gecesi nerede olduğunu inandırıcı bir şekilde açıkladı.”)
Burada “plausibly” kelimesi, şüphelinin konumunu açıklamasını, dinleyenlerin makul, inandırıcı ve mantıklı bulabileceği şekilde yapıldığını belirtir. Evet, belki bu açıklama gerçekte doğru olmayabilir, ancak sunulan kanıtlar ve mantık açısından kabul edilebilir.
Aynı zamanda, belirli bir durum veya olayın, belirli bir şekilde meydana gelebileceğini anlatmak için de kullanılabilir. Yani, bir olayın ‘plausibly’ gerçekleşmesi, o olayın gerçekte olabileceği anlamına gelir.
- The explanation given was plausibly accurate, fitting the evidence presented.
- Verilen açıklama, sunulan kanıtlarla uyumlu bir şekilde plausibly doğruydu.
- She spoke with such confidence that her story seemed plausibly true.
- O kadar kendinden emin konuştu ki hikayesi plausibly gerçek gibi göründü.
- Scientists are exploring plausibly new methods to combat climate change.
- Bilim insanları iklim değişikliğiyle mücadele için plausibly yeni yöntemler araştırıyor.
- The detective found a plausibly motive for the crime after interviewing witnesses.
- Dedektif, tanıkları sorguladıktan sonra suça dair plausibly bir motivasyon buldu.
- His argument was not convincing, but it was plausibly reasonable.
- Onun argumenti ikna edici değildi, ancak plausibly mantıklıydı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com