plain
“Plain” İngilizce’de bir sıfat, bir isim ve bir zarf olmak üzere üç farklı şekilde kullanılır.
-
Sıfat olarak kullanıldığında “plain” aslında ‘basit’, ‘sade’ ya da ‘alçakgönüllü’ anlamına gelir. Bir şeyin gösterişsiz, süslü veya karmaşık olmamasını anlatır. Örneğin: “She is wearing a plain dress.” (O, sade bir elbise giyiyor.)
-
Isim olarak kullanıldığında, “plain” genellikle düz ve geniş bir arazi ya da alanı ifade eder. Buna en iyi örnek, Amerika’nın ‘Büyük Ovaları’ (Great Plains) ifadesidir. Örneğin: “The house is located in the middle of a plain.” (Ev, bir düzlüğün ortasında yer alıyor.)
-
Zarf olarak kullanıldığında, “plain” ‘açık bir şekilde’, ’net bir şekilde’ veya ‘belli bir şekilde’ anlamına gelir ve genellikle bir şeyin açıktan, net olarak anlaşılmasını iç car. Örneğin: “He spoke plain about his intentions.” (Niyeetlerini açık bir şekilde ifade etti.)
Bunun yanı sıra, “plain” ayrıca bir gerçek veya hakikatin açıkça anlaşılmasını tanımlamak için de kullanılır. Bu, bir durumun veya bir konunun anlaşılmasının açık ve net olduğu anlamına gelir. Örneğin: “It is plain that he doesn’t want to talk about it.” (Onun bunu konuşmak istemediği açıkça anlaşılıyor.)
-
The plain stretched out as far as the eye could see. (Düzlük, göz alabildiğine uzanıyordu.)
-
She wore a plain dress with no patterns. (Desensiz sade bir elbise giydi.)
-
He explained the concept in plain language. (Kavramı sade bir dille açıkladı.)
-
The landscape was beautiful, but very plain. (Manzara güzeldi ama çok sade bir yerdi.)
-
It’s best to keep your message plain and simple. (Mesajını sade ve basit tutmak en iyisidir.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com