picture
“Picture” kelimesi Türkçeye “resim” olarak çevrilmektedir. Çeşitli anlamlar taşıyabilir. Mesela;
-
Sanat: Bir sanatçının perde üzerinde betimlenmiş bir kompozisyonu anlamında kullanılabilir. Bu genellikle yağlı boya, su boyası veya başka bir araçla yapılır.
-
Fotograf: “Picture” kelimesi aynı zamanda bir fotografi anlatabilir. Genellikle bir kamera kullanarak bir insanı, bir manzarayı veya herhangi bir durumu çekmek anlamına da gelir.
-
Görüntü: Bir ekran veya projeksiyon yoluyla gösterilen sabit veya hareketli görüntüleri belirtmek için kullanılır. Örneğin; televizyonda görüntülenenler
-
Tasvir: Bir durum, kişi, nesne veya fikri tasvir eden yani anlatan yazılı, sözel veya görsel herhangi bir sunuma “picture” denilebilir.
-
Düşünce ya da Kavram: Bir bireyin zihninde oluşturduğu görüntü veya düşünceyi ifade etmek için kullanılabilir.
İngilizce’deki başka bir kullanımı ise ‘picture’ kelimesi “tablo” ya da “durum” anlamında da kullanılır. “Get the whole picture” (Tüm tabloyu / durumu gör) şeklinde bir ifade, durumun veya olayın tamamını anlama anlamına gelir.
-
I took a picture of the sunset at the beach. (Sahildeki gün batımının bir resmini çektim.)
-
She loves to hang pictures of her family on the wall. (Ailesinin resimlerini duvara asmaktan hoşlanıyor.)
-
Can you send me that picture you took last week? (Geçen hafta çektiğin o resmi bana gönderebilir misin?)
-
The picture in the magazine caught my attention. (Dergideki resim benim dikkatimi çekti.)
-
He drew a picture of his favorite animal. (En sevdiği hayvanın bir resmini çizdi.)