petty
“Petty”, İngilizce bir sıfattır ve Türkçeye genellikle “önemsiz”, “ufak tefek” ya da “küçük” olarak çevrilebilir. Petty kelimesi genellikle bir şeyin önemsiz veya önemsenmeye değer olmadığını belirtmek için kullanılır. Özellikle bir problem, argüman veya suç eylemi söz konusu olduğunda kullanılır.
Örneğin: “They are always arguing about petty things.” (Onlar her zaman önemsiz şeyler hakkında tartışıyorlar.)
Bir diğer önemli kullanımı ise yasa ve hukuk alanında “petty crime” (küçük suç) tabirinde olduğu gibidir. Bu durumda, petty kelimesi genellikle hafif, ciddi olmayan suçları belirtmek için kullanılır. Örneğin, hafif hırsızlık veya basit vandalizm gibi durumlar petty crime kapsamına girer.
Son olarak, “petty” kelimesi, başkalarının başarılarını küçümseyen veya kıskanan kişileri tanımlamak için de kullanılır. Bu durumda, petty kişi derinlemesine bir haksızlık veya küçümseme duygusu sergileyebilir.
Örneğin: “He was being petty about her success.” (O, onun başarısı hakkında küçümsemeci davranıyordu.)
-
Her concerns about the dress code seemed petty to me. (Kıyafet yönetmeliği hakkındaki endişeleri bana önemsiz gibi geldi.)
-
He often gets upset over petty issues. (O sıklıkla önemsiz konular yüzünden üzülür.)
-
They argued over such petty matters that it was hard to take them seriously. (O kadar önemsiz konular yüzünden tartıştılar ki, onları ciddiye almak zordu.)
-
It’s petty to hold a grudge over something so trivial. (Böyle önemsiz bir şey yüzünden kin tutmak oldukça küçüklük.)
-
She realized that worrying about money was a petty concern in the grand scheme of life. (Para hakkında endişelenmenin hayattaki genel perspektifte önemsiz bir kaygı olduğunu fark etti.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com