pertinent
“Pertinent” İngilizce bir kelime olup Türkçe’ye genellikle “ilgili”, “uygun” veya “münasip” olarak çevrilir. Daha detaylı bir açıklama yapacak olursak, “pertinent” bir şeyin söz konusu durum, konu ya da kişiyle doğrudan bağlantılı veya alakalı olduğunu, o bağlama uyan olduğunu ifade eder.
Örneğin, bir toplantı düzenlediniz ve toplantıda sadece pazarlama stratejileri üzerine konuşulacak. Bu durumda, pazarlama stratejileriyle ilgili bilgiler “pertinent” yani ilgili, alakalı bilgiler olacaktır. Diğer yandan, bu toplantıda muhasebe hakkında konuşmak “pertinent” değildir çünkü konuyla ilgili değildir.
“Pertinent” kelimesi, ayrıca bir argümanın veya görüşün belirli bir konu bağlamında önemli ve geçerli olduğunu belirtmek için de kullanılabilir. Örneğin, iklim değişikliği konusunda bir tartışmada, son dönemdeki hava olaylarına dair istatistikler “pertinent” bilgiler olacaktır.
-
The lawyer provided pertinent information about the case to the judge. Avukat, davayla ilgili yargıca ilgili bilgileri sağladı.
-
It’s important to focus on pertinent details when writing a report. Bir rapor yazarken ilgili detaylara odaklanmak önemlidir.
-
She asked several pertinent questions during the meeting. Toplantı sırasında birkaç ilgili soru sordu.
-
The research findings are pertinent to our current project and will help guide our next steps. Araştırma bulguları mevcut projemizle ilgili ve sonraki adımlarımızı yönlendirmeye yardımcı olacak.
-
His comments were not pertinent to the topic we were discussing. Onun yorumları konuştuğumuz konu ile ilgili değildi.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com