Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

outrage

“Outrage” İngilizce bir fiil ve isim olarak kullanılabilen bir kelimedir.

  1. İsim olarak kullanıldığında, Türkçe’deki karşılığı ‘büyük öfke’, ’tepki’ veya ‘hakaret’ anlamlarına gelir. Örneğin, bir eylem veya durum halk arasında genellikle şok, öfke veya hakarete yol açtığında “outrage” kelimesi kullanılır.

Örnek cümle: “The decision caused outrage among the community.” (Karar, topluluk arasında öfkeye neden oldu.)

  1. Fiil olarak kullanıldığında ise, Türkçe’de ‘çok öfkelendirmek’, ‘hakaret etmek’ veya ’tecavüz etmek’ anlamlarına gelir. Bir kişinin başkasını derinden rahatsız ettiği veya hakaret ettiği zamanlar kullanılır.

Örnek cümle: “She claimed that the new law outrages basic human rights.” (O, yeni yasanın temel insan haklarını çiğnediğini iddia etti.)

Genel anlamıyla “outrage” öfke, hakaret ve şaşkınlık hisleri ile bağlantılıdır. Bu kelime genellikle adaletsiz veya kabul edilemez bir durumu ifade etmek için kullanılır.

  1. The decision to cut funding for education caused widespread outrage among teachers and parents. (Eğitim için bütçeyi kesme kararı, öğretmenler ve veliler arasında büyük bir öfkeye neden oldu.)

  2. Many people expressed their outrage on social media after the controversial event. (Tartışmalı olayın ardından birçok insan sosyal medyada öfkelerini ifade etti.)

  3. The government’s failure to address climate change has sparked outrage from environmentalists. (Hükümetin iklim değişikliği ile mücadele etmemesi, çevrecilerin öfkesini tetikledi.)

  4. His outrageous comments during the interview led to public outrage. (Röportaj sırasında yaptığı skandal yorumlar, kamuoyunda öfkeye yol açtı.)

  5. The community came together in outrage against the proposed development project. (Topluluk, önerilen geliştirme projesine karşı bir araya gelerek öfke gösterdi.)

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com