organizer
“Organizer” İngilizce bir kelimedir ve Türkçeye genel olarak “düzenleyici” ya da “organizatör” olarak çevrilebilir. Yani, bir etkinliği, toplantıyı veya başka bir şeyi planlama ve düzenleme yeteneğine sahip kişiyi ifade eder.
Bir organizer, genellikle ne zaman ve nerede bir etkinliğin gerçekleşeceğine, hangi malzemelerin ve kaynakların gerektiğine, hangi insanların etkinliğe katılacağına ve her şeyin sorunsuz bir şekilde işlemesi için hangi zamanlamaların ve prosedürlerin gerektiğine karar verir. Bu kişi ayrıca olası sorunları öngörebilir ve çözümler sağlar.
Aynı zamanda, “organizer” bir eşya adı olabilir. Kişisel bilgileri düzenli ve erişilebilir tutmak için tasarlanmış bir cüzdan, defter veya elektronik cihaza “organizer” denilebilir. Bu tür bir araç genellikle adresler, notlar, randevular ve diğer önemli bilgileri saklayabilir. Bu kullanımda “organizer” Türkçede “ajanda” ya da “planlayıcı” olarak çevrilebilir.
-
She is the organizer of the community event next month. (O, gelecek ayki topluluk etkinliğinin organizatörü.)
-
The organizer provided us with all the necessary information for the conference. (Organizatör, konferans için gerekli tüm bilgileri sağladı.)
-
As an organizer, he has to manage many different tasks at once. (Bir organizatör olarak, birden fazla farklı görevi aynı anda yönetmek zorunda.)
-
The event was a success thanks to the diligent work of the organizer. (Etkinlik, organizatörün titiz çalışması sayesinde başarılı oldu.)
-
They hired a professional organizer to help with the wedding planning. (Düğün planlamasında yardımcı olması için profesyonel bir organizatör işe aldılar.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com