ordinary
“Ordinary”, İngilizce bir terim olup Türkçeye genellikle “sıradan” ya da “olağan” olarak çevrilmektedir. Ancak “ordinary” kelimesinin anlamı, kullanıldığı bağlama göre biraz değişiklik gösterebilir.
-
Sıradan: Normal veya olağandışı olmayan şeyleri ifade eder. Bir şeyin özellikle dikkat çekici, benzersiz veya olağanüstü olmaması anlamına gelir. Örneğin, “He lives an ordinary life.” (O, sıradan bir hayat sürüyor.) cümlesinde “ordinary” “sıradan” anlamına gelir.
-
Olağan: Her zamanki, beklenen veya standart olanı ifade eder. Örneğin, “in the ordinary course of events…” (olağan olayların seyrinde…) cümlesinde “ordinary” “olağan” anlamına gelir.
-
Standart: Bir şeyin genel, ortalama veya tipik düzeyi, kalitesi veya özelliğini ifade eder. Örneğin, “the ordinary standard…” (standart kalite…) cümlesinde “ordinary” “standart” anlamına gelir.
“Ordinary” bir isim olarak da kullanılabilir ve Katolik Kilisesi’nde bir piskoposu veya başka bir çeşitli yetkiliyi ifade eder.
-
She led an ordinary life in a small town. O, küçük bir şehirde sıradan bir yaşam sürdü.
-
His extraordinary talent made him stand out from the ordinary people. Onun olağanüstü yeteneği, onu sıradan insanlardan ayırdı.
-
The restaurant serves ordinary food, but the atmosphere is lovely. Restoran sıradan yemekler sunuyor ama atmosfer harika.
-
It’s just an ordinary day at work, nothing special happened. İşte sıradan bir gün, özel bir şey olmadı.
-
They decided to turn their ordinary garden into a beautiful oasis. Sıradan bahçelerini güzel bir vaha haline getirmeye karar verdiler.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com