oppressed
“Oppressed” İngilizce bir kelime olup Türkçeye “ezilen”, “baskı altında bulunan” veya “mağdur edilen” olarak çevrilebilir. “Oppressed” genellikle haksız yere yoğun veya sürekli baskıya maruz kalmış ve bu durumun etkisiyle özgürlüklerine kısıtlama getirilmiş kişi veya toplulukları tanımlamak için kullanılır. Bu baskı genellikle sosyal, politik, polis veya hukuki eylemler yoluyla yapılır. “Oppressed” kelimesi genellikle ayrımcılığa, haksız muameleye ve/veya adaletsizliğe maruz kalmış kişilere veya gruplara atıfta bulunur. Bu kelime genellikle insan hakları ve sosyal adalet bağlamında kullanılır. Bu durumda, baskı altında olan kişiler genellikle hayatlarının çeşitli alanlarında sistemik bir şekilde dezavantajlıdır.
-
The oppressed people finally found their voice and began to fight for their rights. (Baskı altındaki insanlar nihayet seslerini buldular ve hakları için savaşmaya başladılar.)
-
Many oppressed groups around the world are still struggling for equality. (Dünya genelindeki birçok baskı altındaki grup hâlâ eşitlik mücadelesi veriyor.)
-
The documentary highlighted the stories of oppressed communities seeking justice. (Belgesel, adalet arayan baskı altındaki toplulukların hikayelerini öne çıkardı.)
-
Education is a powerful tool for liberating oppressed individuals. (Eğitim, baskı altındaki bireyleri özgürleştirmek için güçlü bir araçtır.)
-
The book tells the story of an oppressed hero who overcame great challenges. (Kitap, büyük zorlukların üstesinden gelen baskı altındaki bir kahramanın hikayesini anlatıyor.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com