open-ended
“Open-ended” İngilizce bir terim olup, “açık uçlu” veya “sonu belirsiz” anlamına gelir. Türkçede genellikle “açık uçlu” olarak çevirilir.
Detaylandırmak gerekirse, “open-ended” genellikle bir durumun, tartışmanın, projenin, araştırmanın veya sorunun belirsiz veya kesin bir sonu olmamasını veya belirli bir süreyle sınırlı olmamasını ifade eder. Basitçe, sonucun ne zaman veya nasıl sona ereceğini belirlemek zordur.
Örneğin, bir sözlü sınavda “açık uçlu soru” terimi, yanıtının önceden belirlenmiş bir listeyi mecbur kılmayan veya sadece ’evet’, ‘hayır’ gibi kısa yanıtlar verilmesini beklemeyen, genellikle daha fazla düşünmeyi ve daha kapsamlı bir yanıt vermeyi gerektiren bir tür soruyu tanımlar.
Başka bir örnek, bir “açık uçlu bilet” uçuş anlamında kullanılabilir. Bu, yolcunun geri dönüş tarihini belirtmediği ancak biletin geçerli bir süresi içinde herhangi bir tarihte geri dönme seçeneği bulunduğu bir tür uçuştur. Bu, belirli bir tarihe bağlı kalmadan seyahat etmeyi planlayan gezginler için esneklik sağlar.
Öyleyse, “open-ended” belirsizlik, esneklik ve genellikle daha fazla düşünmeyi ve yaratıcılığı ifade eder.
- The teacher asked us to write an open-ended question for the debate.
- Öğretmen, tartışma için bize açık uçlu bir soru yazmamızı söyledi.
- Open-ended surveys allow respondents to express their opinions freely.
- Açık uçlu anketler, katılımcıların görüşlerini serbestçe ifade etmelerine olanak tanır.
- The open-ended nature of the story keeps readers engaged and curious.
- Hikayenin açık uçlu yapısı, okuyucuları meşgul ve meraklı tutar.
- In our discussion, we focused on open-ended prompts to encourage creative thinking.
- Tartışmamızda, yaratıcı düşünmeyi teşvik etmek için açık uçlu yönlendirmelere odaklandık.
- She prefers open-ended conversations where she can explore different ideas.
- Farklı fikirleri keşfedebileceği açık uçlu sohbetleri tercih ediyor.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com