onlooker
“Onlooker” İngilizce bir terimdir ve Türkçeye genel anlamıyla “seyirci” veya “izleyici” olarak çevrilebilir. Daha detaylı bir açıklamayla, bir olayın içinde değil, dışında olan ve olayı gözlemleyen kişiye “onlooker” denir. Bu terim genellikle bir kaza, olay ya da performansı izleyen ancak doğrudan bu durumun içinde olmayan veya bu duruma etki etmeyen insanları tarif etmek için kullanılır.
Örneğin, bir sokak gösterisindeki bir izleyici ya da bir spor etkinliğini veya konseri seyreden bir kişi “onlooker” olarak adlandırılabilir. Bir diğer örnek ise bir trafik kazasına yeniden olup biteni seyreden bir kişi de “onlooker” olarak adlandırılır.
Dolayısıyla “onlooker”, herhangi bir durumu veya olayı dışarıdan izleyen ancak içinde yer almayan bir kişiyi tanımlar. Bu sözcük genellikle tarafsız bir izlenim verir, çünkü “onlooker"ın olayla doğrudan bir ilgisi yoktur ve sadece izlemektedir. Bu, söz konusu kişinin içinde bulunduğu durumu veya olayı değerlendirebilecek bir bakış açısı sağlar.
-
The onlooker watched in amazement as the magician performed his tricks. (Seyirci, sihirbazın numaralarını yapmasını hayranlıkla izledi.)
-
A crowd of onlookers gathered to see the accident scene. (Bir grup seyirci, kaza yerini görmek için toplandı.)
-
The onlooker took out his phone to record the concert. (Seyirci, konseri kaydetmek için telefonunu çıkardı.)
-
An onlooker commented on the beautiful artwork displayed in the gallery. (Bir seyirci, galeride sergilenen güzel sanat eseri hakkında yorum yaptı.)
-
The onlooker was moved by the performance of the dancers. (Seyirci, dansçıların performansından etkilendi.)