old-fashioned
“Old-fashioned” İngilizce bir terim olup, Türkçeye genellikle “modası geçmiş,” “eski kafalı” ya da “geleneksel” şeklinde çevrilebilir. Bu kelime genellikle bir obje, bir fikir, bir kişi ya da bir eyleme atfen kullanılır.
-
“Modası geçmiş” anlamında kullanıldığında, bir şeyin daha çok eski zamanlarda popüler olan, ancak artık popüler olmayan bir stili ya da tasarımı temsil ettiğini ifade eder. Örneğin, genellikle sert çerçeveli, geniş gözlükler veya eski tarz radyo setleri için kullanılabilir.
-
“Eski kafalı” olarak kullanıldığında, genellikle bir kişinin düşüncelerinin, düşüncelerinin veya bir eyleminin modern ya da mevcut kabul edilen normlara göre değil, daha çok eski usullere veya geleneklere dayandığı anlamına gelir.
-
“Geleneksel” olarak kullanıldığında, bir şeyin eski usullere, uygulamalara veya değerlere dayandığını, modern tasarımlar veya fikirlere karşı bir reaksiyon olarak algılanabileceğini belirtir. Ayrıca, bir şeyin eski tarzda veya daha önceki bir döneme özgü bir şekilde tasarlandığı veya yapıldığı anlamına da gelebilir.
- The old-fashioned dress she wore to the party was a hit among the guests.
- Partiye giydiği eski moda elbisesi, konuklar arasında büyük ilgi gördü.
- He prefers old-fashioned methods of communication, like writing letters.
- Mektup yazmak gibi eski moda iletişim yöntemlerini tercih ediyor.
- The cafe has an old-fashioned charm that attracts many visitors.
- Kafenin eski moda bir cazibesi var ve bu, birçok ziyaretçiyi çekiyor.
- My grandparents have an old-fashioned view of relationships and marriage.
- Büyüklerimin ilişkiler ve evlilik konusunda eski moda bir görüşü var.
- She loves collecting old-fashioned furniture to decorate her home.
- Evinin dekorasyonu için eski moda mobilyalar toplamayı seviyor.