oil lamp
“Oil lamp” İngilizce bir terim olup, Türkçe karşılığı “yağ lambası” anlamına gelir.
Bir yağ lambası genellikle, bir yağ deposu ve bir fitil taşıyan bir ağızdan oluşan küçük bir aydınlatma cihazıdır. Susuz yağ, lambanın gövdesinde depolanır ve fitil, yağı lambanın tepesinden emerek alevi besler. Yağ lambaları genellikle bitkisel yağ, balina yağı, petrol veya parafin gibi yanıcı yağlar kullanılır.
Bu tür lambalar, elektriğin icadından önce yaygın bir şekilde kullanılıyordu ve hala bazı durumlarda, özellikle dış mekanlarda ve elektriğin mevcut olmadığı durumlarda kullanılmaktadır. Yağ lambaları ayrıca dekoratif amaçlar için, dini törenlerde veya acil durum aydınlatması sağlamak için de kullanılır.
2:14
-
The oil lamp provided a warm glow in the dark room. (Yağ lambası karanlık odada sıcak bir ışık sağladı.)
-
She lit the oil lamp to create a cozy atmosphere for her guests. (Misafirleri için samimi bir atmosfer oluşturmak için yağ lambasını yaktı.)
-
The antique oil lamp was a family heirloom passed down through generations. (Antika yağ lambası, nesiller boyunca aktarılmış bir aile yadigarıydı.)
-
They used an oil lamp during the power outage to continue reading. (Elektrik kesintisi sırasında okumaya devam etmek için yağ lambası kullandılar.)
-
The oil lamp’s soft flicker reminded him of his childhood. (Yağ lambasının yumuşak titremesi ona çocukluğunu hatırlattı.)