obstructing
“Obstructing” İngilizce bir kelime olup, Türkçeye “engel olmak”, “manî olmak” veya “tıkanmak” olarak çevrilir. Bu kelime genellikle bir şeyin veya birinin başka bir şeyin normal çalışmasını, ilerlemesini veya hareket etmesini engelleme durumları için kullanılır.
Örneğin, bir heykel yürüme yolunun ortasına yerleştirildiyse, bu yolu ‘obstructing’ (engelliyor) denilebilir. Aynı şekilde, bir kişi bir projenin ilerlemesini kasıtlı olarak geciktiriyorsa, bu kişi ‘obstructing’ (projeye engel oluyor) olarak kabul edilebilir.
Bazen ‘obstructing’ kelimesi tıbbi bir bağlamda da kullanılır. Eğer bir kan damarı veya hava yolunun tıkanması söz konusuysa, bu ‘obstruction’ (tıkanma) olarak adlandırılır.
Bu kelime genellikle fiil veya isim formunda kullanılır ve bir eylemin veya durumun olmasını engelleme anlamına gelir. ‘Obstructing justice’ ifadesi hukuki bir terimdir ve ‘adaleti engelleme’ anlamına gelir ve genellikle bir suçu örtbas etmeye çalışmak veya bir soruşturmanın ilerlemesini engellemek için kullanılır.
-
The fallen tree was obstructing the road, making it impossible for cars to pass. Düşen ağaç yolun önünü kapatıyordu, arabaların geçmesini imkânsız hale getiriyordu.
-
He was accused of obstructing justice by not cooperating with the investigation. Soruşturmada işbirliği yapmadığı için adaleti engellemekle suçlandı.
-
The construction work is obstructing the view of the lake from our house. İnşaat çalışması, evimizden göl manzarasını engelliyor.
-
They used barricades to obstruct access to the building during the protest. Protesto sırasında binaya erişimi engellemek için barikatlar kullandılar.
-
Her behavior was obstructing the team’s ability to work effectively together. Onun davranışı, ekibin etkili bir şekilde birlikte çalışabilme yeteneğini engelliyordu.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com