obscurity
“Obscurity” İngilizce bir kelimedir ve Türkçeye genellikle “belirsizlik” veya “karanlık” olarak çevrilir.
- Bilinmezlik: Bir şeyin ya da bir durumun kesin olarak bilinmemesi, çözülememesi anlamında kullanılır.
Örnek: “The obscurity of her past made me more curious about her.” (“Geçmişinin belirsizliği, onun hakkında daha meraklı olmama neden oldu.”)
- Karanlık: Bir şeyin aydınlatılmadığı, görülmediği anlamında kullanılır.
Örnek: “The room was plunged into obscurity.” (“Oda karanlığa gömüldü.”)
- Itibarsızlık: Bir kişi ya da bir şeyin tanınmayışını ifade eder.
Örnek: “Despite his many achievements, he lived in obscurity.” (“Birçok başarısına rağmen, o tanınmamış bir hayat sürdü.”)
Üstteki tüm anlamları içinde “Obscurity” kelimesi genellikle bir şeyin net veya açık olmaması, anlaşılması zor olması durumlarında kullanılır.
-
The author gained fame after years of obscurity. Yazar, yıllarca süren belirsizlikten sonra üne kavuştu.
-
Many talented artists remain in obscurity, never receiving the recognition they deserve. Birçok yetenekli sanatçı belirsizlikte kalır ve asla hak ettikleri tanınmayı almaz.
-
The discovery of the ancient manuscript brought the scholar out of obscurity. Antik elyazmasının keşfi, akademisyeni belirsizlikten çıkardı.
-
Despite her obscurity, she continued to create beautiful works of art. Belirsizliğine rağmen, güzel sanat eserleri yaratmaya devam etti.
-
Obscurity can be a blessing for those who prefer privacy. Belirsizlik, gizliliği tercih edenler için bir nimet olabilir.