obscuration
“Obscuration” kelimesi genellikle bir şeyi belirsiz, anlaşılmaz veya daha az fark edilir hale getirme işlemiyle ilgili olarak kullanılan İngilizce bir kelimedir. “Obscuration” kelimesi Türkçeye genellikle “karartma”, “perdeleme” veya “gizleme” olarak çevrilebilir.
“Obscuration” kelimesi karmaşıklık, gizlilik, yanıltma ya da engelleme gibi durumları da ifade edebilir. Genellikle bu kelime, bir bilgiyi, bir gözlemi veya bir olayı zamanda veya mekanda belirsiz hale getirmek için kullanılır.
Örneğin: Buirsak çekimi altında “obs-security” (güvenlik karartması) terimi genellikle, özellikle askeri durumlarda, önemli bilgilerin düşman gözetiminden saklanması anlamına gelir.
Gözlük veya lenslerin ışığı filtrelemesi gibi bir durumu tanımlamak için de kullanılabilir. Bu tür bir “obscuration” genellikle ışığın yoğunluğunu düşürme veya belirli dalgaboylarını engelleme işlemi anlamına gelir.
Sonuç olarak, “obscuration” kelimesi genellikle bir şeyi belirsiz, anlaşılmaz veya daha az fark edilir hale getirme eylemini ifade eder. Bu eylem çeşitli şekillerde, bilgi saklama, yanıltma veya ışığı filtreleme gibi, uygulanabilir.
- The thick fog caused significant obscuration of the road ahead.
- Yoğun sis, önündeki yolun önemli ölçüde görünmez hale gelmesine neden oldu.
- The artist’s work explores the theme of obscuration in modern society.
- Sanatçının eseri, modern toplumda görünmezlik temasını keşfediyor.
- Obscuration of the stars was evident during the new moon phase.
- Yeni ay evresinde yıldızların görünürlüğü açıkça azaldı.
- The obscuration of the truth can lead to misunderstandings among people.
- Gerçeğin gizlenmesi, insanlar arasında yanlış anlamalara yol açabilir.
- Through the clouds, there was an obscuration of the sun’s rays.
- Bulutların arasından, güneş ışınlarının görünürlüğü azalmıştı.