nugget
“Nugget” İngilizce bir terim olup Türkçeye genelde “külçe” olarak çevrilir. Ancak “nugget” kelimesi genel manada bir maddenin (genellikle metal) doğada nadiren bulunan büyük ve değerli bir parçasını ifade eder. Örneğin, altın külçesi anlamına gelebilir.
Bununla birlikte, “nugget"in bir başka yaygın kullanımı, “chicken nugget” gibi, özel bir şekli olan ve genellikle kızartılarak servis edilen yiyeceklere atıfta bulunabilir. Bu durumda, nugget Türkçede “pane et parçası” veya “küçük, kızartılmış parça” anlamına gelir.
Öte yandan, nugget kelimesi, bir bakış açısı, bilgi veya anlayışın değerli bir parçasını simgeleyen deyimsel bir ifade olarak da kullanılabilir. Bu kullanımda, Türkçede “değerli bilgi parçası” veya “önemli ipucu” anlamına gelebilir.
Önemli bir nokta da “nugget” kelimesinin kendi başına genellikle olumlu bir anlam taşıdığıdır. Yani büyük değeri olan, arzu edilen bir şeyi temsil eder.
-
I love dipping my chicken nuggets in barbecue sauce. Tavuk nuggetlerimi BBQ sosuna batırmayı seviyorum.
-
She found a golden nugget of information in the article. Makalede altın bir bilgi parçası buldu.
-
The museum displayed a nugget of gold from the 19th century. Müzede 19. yüzyıldan kalma bir altın parçası sergilendi.
-
He is planning to invest in a startup that specializes in vegan nuggets. Vegan nuggetler konusunda uzmanlaşan bir girişime yatırım yapmayı planlıyor.
-
The children eagerly ate their cheesy nuggets at the party. Çocuklar partide peynirli nuggetlerini hevesle yediler.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com