nudge
Nudge’ İngilizce bir kelime olup, Türkçeye ‘dürtmek’ veya ‘hafifçe itmek’ olarak çevrilebilir. Genellikle bir kişinin dikkatini çekmek, bir tahriki başlatmak veya bir eyleme teşvik etmek amacıyla sert olmayan bir dokunuş veya itme ifade eder. ‘Nudge’ aynı zamanda, birisi belirli bir davranışa veya düşünce şekline yönlendirmek için kullanılan psikolojik bir terim olabilir. Örneğin, hükümetlerin veya şirketlerin, insanların daha sağlıklı seçimler yapmalarını teşvik etmek için ’nudge’ taktiklerini kullanabileceği söylenebilir.
Dahası, ’nudge’ bir isim olarak kullanıldığında hafif bir itme anlamına gelirken, bir fiil olarak kullanıldığında birini ya da bir şeyi hafifçe itmek eylemine işaret eder.
- She gave him a gentle nudge to remind him to speak up.
- Ona, daha yüksek sesle konuşması için nazikçe bir itme yaptı.
- The teacher used a nudge to encourage the shy student to participate in class.
- Öğretmen, utangaç öğrenciyi derse katılması için cesaretlendirmek amacıyla bir itme kullandı.
- A little nudge from his friends helped him make the decision to apply for the job.
- Arkadaşlarından aldığı küçük bir itme, iş başvurusu yapma kararını almasına yardımcı oldu.
- The app sends you a nudge to remind you to take a break.
- Uygulama, ara vermenizi hatırlatmak için size bir itme gönderiyor.
- Sometimes, we just need a little nudge to pursue our dreams.
- Bazen, hayallerimizi gerçekleştirmek için sadece küçük bir itme gerekiyor.
2:14
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com