nonsense
“Nonsense” kelimesi Türkçe’ye genellikle “saçmalık” olarak çevrilir. İngilizce’de bir sıfat ve bir isim olarak kullanılabilir.
Bir isim olarak kullanıldığında bir şeyin mantıksız, saçma veya anlamsız olduğunu belirtir. Örneğin, “Your argument is nonsense” (Senin argümanın saçmalık) ifadesinde olduğu gibi.
Ayrıca bir sıfat olarak da kullanılabilir ve genellikle saçma veya anlamsız bir şeyi tanımlamak için kullanılır. Örneğin, “That’s a nonsense idea” (Bu bir saçmalık fikir) cümlesinde olduğu gibi.
“Nonsense” kelimesinin kökleri Latince’ye, “non-” (hayır) ve “sensus” (anlam) kelimelerine dayanır, yani harfiyen “anlamı yok” anlamına gelebilir. Ayrıca aşırı derecede anlamsız ve absürd şeyler için de kullanılır.
Ayrıca “Nonsense” bazen birini eleştirmek ya da alay etmek için de kullanılır. Örneğin, “Stop talking nonsense!” (Saçmalamayı bırak!) ifadesi gibi.
Unutmayın ki dil, bir kelimenin ne anlama geldiğini belirlemede bağlamın çok önemli olduğu bir araçtır. Bu, “nonsense” gibi kelimeler için de geçerlidir.
- The professor dismissed the students’ wild theories as pure nonsense.
- Profesör, öğrencilerin çılgın teorilerini saf saçmalık olarak reddetti.
- I can’t believe you actually fell for that nonsense!
- Gerçekten o saçmalığa inandığına inanamıyorum!
- She always speaks in nonsense when she’s tired.
- Yorgun olduğunda her zaman saçmalıyor.
- The movie was full of nonsense and didn’t make any sense at all.
- Film, saçmalıklarla doluydu ve hiç anlam ifade etmiyordu.
- He enjoys writing nonsense poetry that makes people laugh.
- İnsanları güldüren saçma şiirler yazmaktan hoşlanıyor.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com