nonexistent
“Nonexistent” İngilizce bir terim olup Türkçeye ‘var olmayan ya da mevcut olmayan’ şeklinde çevrilir. Genellikle bir şeyin, bir durumun veya bir kişinin gerçekte olmadığını veya mevcut olmadığını ifade eder.
Örneğin, “nonexistent rules” ifadesi, gerçekte bulunmayan, yani hayali kurallardan bahseder. “Nonexistent person” ifadesi, gerçek olmayan, düşlem bir kişi anlamına gelir.
Nonexistent kelimesi genellikle argümanlarda, özellikle de biri yok olması gereken bir şeyden bahsettiğinde kullanılır. Aynı zamanda, birinin sahip olduğunu iddia ettiği bir şeyin aslında var olmadığını belirtmek için de kullanılır. “nonexistent evidence” bunun bir örneğidir.
-
The concept of a completely nonexistent place fascinates me. (Tamamen var olmayan bir yer kavramı beni etkiliyor.)
-
Many believed the creature was nonexistent, but some insisted it was real. (Birçok kişi yaratığın var olmadığını düşündü, ama bazıları onun gerçek olduğunu ısrarla savundu.)
-
His excuse for being late was nonexistent and did not convince anyone. (Geç kalması için verdiği bahane var olmaktan yoksundu ve kimseyi ikna etmedi.)
-
The reports claimed that funding for the project was nonexistent. (Raporlar, projenin finansmanının var olmadığını iddia etti.)
-
In her imagination, she created a world full of vibrant colors that felt almost nonexistent. (Hayal gücünde, neredeyse var olmaktan yoksun gibi hissettiren canlı renklerle dolu bir dünya yarattı.)