Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

non-responder

“Non-responder” İngilizce bir terim olup Türkçeye “yanıtsız” veya “tepki göstermeyen” olarak çevrilebilir. Bu terim genellikle, bir tedaviye, uyarana veya eyleme beklenen veya istenen şekilde yanıt vermeyen kişileri veya şeyleri tanımlamak için kullanılır. Örneğin, bir ilaca karşı bir kişi ’non-responder’ veya ‘yanıtsız’ olabilir, bu durumda ilaç o kişi üzerinde herhangi bir etki göstermez veya beklenen iyileştirmeyi sağlamaz.

Ayrıca bu terim, özellikle pazarlamada, bir e-postaya, anketlere, tekliflere veya diğer iletişimlere yanıt vermeyen kişileri tanımlamak için de kullanılır.

Bilim ve araştırmada “non-responder bias” olarak adlandırılan bir durum da vardır. Bu durumda, bir araştırmanın sonuçları, yanıt vermeyen bireyler nedeniyle çarpıtılabilir. Bu, özellikle yanıt vermeyenlerin belirli bir şekilde yanıt verenlerden önemli ölçüde farklı olduğu durumlarda sorun olabilir.

  1. Some patients are classified as non-responders to the treatment. Bazı hastalar tedaviye yanıt vermeyenler olarak sınıflandırılır.

  2. The study aims to identify the factors that contribute to being a non-responder. Çalışma, yanıt vermeyen olma durumuna katkıda bulunan faktörleri belirlemeyi amaçlıyor.

  3. Non-responders may require alternative therapies to manage their condition. Yanıt vermeyenler, durumlarını yönetmek için alternatif tedavilere ihtiyaç duyabilirler.

  4. The doctor analyzed the data to understand why certain individuals became non-responders. Doktor, bazı bireylerin neden yanıt vermediğini anlamak için verileri inceledi.

  5. Researchers are exploring genetic markers that could predict non-responder status. Araştırmacılar, yanıt vermeyen durumu tahmin edebilecek genetik belirteçleri araştırıyor.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com