mirage ne demek
“Mirage” İngilizcede bir çölde veya sıcak bir yol üzerinde görünen ve genellikle su veya ağaçlar gibi şekiller alan yanıltıcı bir optik görüntüyü ifade eder.
“Mirage” kelimesi, Frenkçede “görünmek” veya “yansıtmak” anlamına gelen “mirer” fiilinden türetilmiştir. Fiziksel açıklaması, havanın farklı sıcaklıkta katmanlarının ışığı nasıl kırdığına ve yansıttığına dayanır. Bu, gerçekte olmayan bir görüntünün algılanmasına neden olur. Örneğin bir çölde yürüyen biri, uzakta bir su birikintisi gördüğünü düşünebilir; ancak bu genellikle bir serap’tır.
Türkçe’ye “serap” olarak çevrilebilir. Serap, yoğun sıcaklıkta, özellikle çöl gibi bölgelerde oluşan ve genellikle gözlerin önünde su veya yeşil alanlar gibi yanılsamalar oluşturan bir optik yanılsamadır.
2:14
-
The desert appeared to be filled with water, but it was just a mirage. Çöl suyla dolu gibi görünüyordu, ama bu sadece bir hayalimdi.
-
He chased the mirage, hoping to find an oasis. Vaha bulmayı umarak hayali peşinden koştu.
-
The mirage on the horizon fooled many travelers into believing they were close to a town. Ufuktaki hayal birçok yolcuyu bir kasabaya yakın olduklarına inandırdı.
-
As they walked through the heat, they often saw mirages in the distance. Sıcaklığın içinde yürürken, sık sık uzakta hayaller gördüler.
-
The shimmering mirage danced in the sunlight, creating an illusion of movement. Parlayan hayal güneş ışığında dans ediyordu, hareket yanılsaması yaratıyordu.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com