mellow ne demek
“Mellow” İngilizce bir sıfat olup genellikle Türkçeye “yumuşak”, “hoş”, “tatlı” veya “olgun” şeklinde çevrilebilir. Bu kelimenin anlamı, genellikle bağlamına bağlı olarak değişir.
-
“Yumuşak” ya da “hoş” anlamında kullanıldığında, sesin ya da renklerin yumuşak ve hoş olduğunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin: “The mellow tones of the saxophone filled the jazz club” (Caz kulübünü saksofonun yumuşak tonları doldurdu).
-
“Tatlı” veya “nazik” anlamında kullanıldığında, birinin hoşgörülü, kolay anlaşılır ve genellikle rahat ya da dinlendirici bir doğası olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin: “After a few drinks, he became more mellow” (Birkaç içkiden sonra, o daha yumuşak bir hale geldi).
-
“Olgun” anlamında kullanıldığında ise genellikle meyve, şarap gibi gıda ürünlerinin olgun ve tam lezzetli halini ifade etmek için kullanılır. Örneğin: “The wine has a mellow flavor” (Şarabın olgun bir tadı var).
-
The music was soft and mellow, perfect for a relaxing evening. Müzik yumuşak ve huzur vericiydi, rahat bir akşam için mükemmeldi.
-
After a long day at work, she enjoyed a mellow cup of herbal tea. Uzun bir iş gününden sonra, bir fincan bitkisel çayın tadını çıkardı.
-
The sunset painted the sky in mellow shades of orange and pink. Gün batımı gökyüzünü yumuşak turuncu ve pembe tonlarda boyadı.
-
They loved to take mellow walks in the park during the spring. İlkbaharda parkta huzurlu yürüyüşler yapmayı severlerdi.
-
His mellow demeanor made everyone feel at ease around him. Onun sakin tavrı, etrafındaki herkesin rahat hissetmesini sağlıyordu.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com