matchless ne demek
“Matchless” İngilizce bir sıfat olup Türkçeye ’eşsiz’, ‘benzersiz’ veya ‘kıyaslanamaz’ şeklinde çevrilebilir. Genellikle bir şeyin veya bir kişinin başka hiçbir şey veya kişiyle karşılaştırılamayacak veya eşlenemeyecek derecede iyi, üstün veya özgün olduğunu ifade etmek için kullanılır.
Örneğin, “She has a matchless beauty” cümlesi Türkçede “O’nun eşsiz bir güzelliği var” şeklinde çevrilebilir. Burada ‘matchless’ sıfatı, kızın güzelliğinin benzersiz ve eşsiz olduğunu, yani başka hiçbir kızla karşılaştırılamaz olduğunu ifade etmektedir.
Aynı şekilde, “This artwork is matchless” cümlesi Türkçede “Bu sanat eseri eşsiz” olarak çevrilebilir. Burada ‘matchless’ sıfatı, sanat eserinin eşi benzeri olmayan, benzersiz bir eser olduğunu ifade etmektedir.
Sonuç olarak, ‘matchless’ İngilizcede bir kişinin, bir eşyanın veya bir durumun diğerlerinden üstün ve eşsiz olduğunu vurgulamak için kullanılan bir sıfattır.
-
Her talent for singing is matchless and captivates everyone who hears her. Onun şarkı söyleme yeteneği eşsizdir ve onu dinleyen herkesin dikkatini çeker.
-
The view from the mountain top was matchless, leaving us in awe. Dağın zirvesinden manzara eşsizdi ve bizi hayran bıraktı.
-
His dedication to his craft is matchless; he works tirelessly to perfect his skills. Zanaatına olan bağlılığı eşsizdir; becerilerini mükemmelleştirmek için durmaksızın çalışır.
-
The quality of their customer service is matchless in the industry. Müşteri hizmetlerinin kalitesi sektörde eşsizdir.
-
She possesses a matchless charm that draws people to her effortlessly. Eşsiz bir cazibeye sahip ve bu da insanları zahmetsizce ona çekiyor.