marker ne demek
İngilizcede “marker” kelimesi genellikle iki anlamda kullanılır;
-
İşaretleyici: Yüksek pigment oranına sahip toplu genellikle kalıcı bir mürekkep türüne atıfta bulunur. Bu, bir nesneyi, belgenin belirli bir bölümünü veya genellikle geri dönüşü olmayan şekiller, çizgiler ve desenler oluşturmak için kağıt veya kumaş üzerinde kullanılır. Genellikle ofis malzemeleri ve okul malzemeleri arasında bulunurlar.
-
İşaret: Bir şeyin yerini ya da varlığını belirtmek için kullanılan bir nesne veya işarettir. Bir olayın, kişinin veya yerin konumunu veya önemini belirtmek için bir işaret veya sembol olarak kullanılabilir. Örneğin, futbol sahasındaki çizgiler bir çeşit işaretçidir.
Bu terim ayrıca genetik biliminde belirli bir geni veya genetik özellikleri belirlemek için kullanılan belirleyici bir DNA dizisine atıfta bulunabilir - bu anlamda “genetik işaret” olarak adlandırılır.
Bir diger anlamı ise yazılı dilde bir işaretleme veya belirtme işlemine atıfta bulunabiliyor. Örneğin, gramerde bir işaretleme belirli bir cümleyi veya kelimeyi bir gramer kategorisi ile ilişkilendirebilir.
Sonuç olarak ‘marker’ kelimesinin kullanıldığı bağlama göre çeşitli anlamlar taşıyabilir.
- I used a marker to draw a picture on the poster.
- Posterin üstünde bir resim çizmek için bir kalem kullandım.
- The teacher asked us to highlight the important points with a marker.
- Öğretmen, önemli noktaları bir kalemle vurgulamamızı istedi.
- She wrote her name with a permanent marker to ensure it wouldn’t wash off.
- Adını kalıcı bir kalemle yazdı, böylece silinmeyeceğinden emin oldu.
- I found a red marker in my backpack that I forgot I had.
- Sırt çantamda unuttuğum bir kırmızı kalem buldum.
- Let’s use a different color marker to differentiate each section.
- Her bölümü ayırt etmek için farklı bir renk kalem kullanalım.