large amount Ne Demek
Terim: Large amount
Anlamı:
Large amount ifadesi İngilizce’de “büyük miktar” ya da “fazla miktar” anlamına gelir. Bu ifade, bir şeyin sayısının, miktarının ya da hacminin büyük olduğunu belirtmek için kullanılır.
Anlam Çeşitleri:
-
Somut anlam: Miktar olarak fiziki nesneler, kaynaklar veya maddeler için kullanılır.
- Örnek: “We have a large amount of water.” (Bir büyük miktar suyumuz var.)
-
Soyut anlam: Para, zaman ya da bilgi gibi soyut kavramlar için kullanılır.
2:14
SPONSORLU · TOMBİK.COM İngilizceyi ders kitaplarından değil, YouTube'dan öğren.- Örnek: “She invested a large amount of time in her studies.” (Çalışmalarına büyük miktarda zaman yatırdı.)
Köken (Etymoloji):
“Large” kelimesi, Latince “latis” (geniş) kelimesinden türemiştir. “Amount” ise Latince “ad montem” ifadesinden gelmektedir ve “dağılma” ya da “toplama” anlamında kullanılmaktadır. İkisi bir arada, büyük miktar anlamını oluşturur.
Harfi Harfine ve Soyut Kullanımlar:
-
Harfi Harfine Kullanım: Birebir, fiziksel bir nesneyi belirtirken kullanılır.
- Örnek: “The warehouse stores a large amount of furniture.” (Depoda büyük miktarda mobilya var.)
-
Soyut Kullanım: Zaman veya çaba gibi kavramlar için.
- Örnek: “He has a large amount of experience in his field.” (Kendi alanında büyük miktarda deneyimi var.)
Yaygın Deyimler ve İfadeler:
- A large amount of money (Büyük bir miktar para)
- A large amount of data (Büyük bir miktar veri)
- A large amount of homework (Büyük bir miktar ödev)
Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler:
-
“The charity received a large amount of donations last year.”
(Hayır kurumu geçen yıl büyük miktarda bağış aldı.) -
“There is a large amount of research indicating the benefits of exercise.”
(Egzersizin faydalarını gösteren büyük miktarda araştırma var.) -
“After the event, we had a large amount of leftover food.”
(Etkinlikten sonra, büyük bir miktar artan yiyeceğimiz oldu.) -
“She has been saving a large amount of money for her vacation.”
(Tatil için büyük miktarda para biriktiriyor.) -
“The large amount of traffic caused significant delays.”
(Büyük miktardaki trafik önemli gecikmelere neden oldu.) -
“He read a large amount of books last summer.”
(Geçen yaz büyük miktarda kitap okudu.)
Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar:
-
Eşanlamlılar (Synonyms):
- Substantial - önemli, büyük miktarda (önemli miktar)
- Considerable - dikkate değer (önemli miktar)
- Ample - geniş, yeterli (kafi miktar)
-
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Small amount - küçük miktar
- Minimal - asgari, en az
- Insignificant - önemsiz, önemsiz miktarlara sahip
Bu terim, hem günlük dilde hem de akademik veya profesyonel bağlamlarda sıkça kullanılmaktadır ve anlamı bağlama göre değişiklik gösterebilir.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com