laggard ne demek
“Laggard”, İngilizcede genellikle olumsuz bir anlam taşıyan bir kelime olup, bir aktivite veya durumla alakalı olarak diğer insanların gerisinde kalan, yavaş hareket eden veya ilerlemeyen kişileri tanımlamak için kullanılır.
Kelime genellikle eylemleri gecikmiş, ertelenmiş veya yavaş olan kişinin adı olarak kullanılır. Çoğunlukla, bir grupla veya toplum normlarıyla uyum sağlamada zorluk çeken veya bir şeye uyum sağlamada veya bir şeye uyum sağlama konusunda isteksiz veya geç kalan bir kişiye atıfta bulunulur. Takipte kalmak veya bir çabanın ya da görevin altında performans göstermek de laggard kelimesinin kullanıldığı durumlardan bazılarıdır.
Türkçede “laggard” kelimesi “geride kalan”, “ağır hareket eden” veya “yavaş ilerleyen” gibi ifadelerle çevrilebilir. Özellikle iş veya okul gibi ortamlarda bir grup tarafından belirlenen hedeflere ulaşmada yavaş veya isteksiz olan bireyleri tanımlamak için kullanılır.
-
The laggard student struggled to keep up with the rest of the class. (Geciken öğrenci, sınıfın geri kalanıyla ayak uydurmakta zorlandı.)
-
In the race, he was the laggard, finishing last among all the competitors. (Yarışta, o geciken kişi oldu ve tüm rakipler arasında sonuncu olarak bitirdi.)
-
The company’s laggard performance in sales led to a reevaluation of its marketing strategy. (Şirketin satışlardaki geciken performansı, pazarlama stratejisinin yeniden değerlendirilmesine yol açtı.)
-
Despite being a laggard in technology adoption, the organization eventually caught up with its competitors. (Teknoloji benimsemede geciken olmasına rağmen, organizasyon sonunda rakipleriyle aynı seviyeye ulaştı.)
-
The laggard economy showed signs of improvement after several stimulus measures were implemented. (Geciken ekonomi, birkaç teşvik önlemi uygulandıktan sonra iyileşme belirtileri gösterdi.)