junior ne demek
“Junior” kelimesi İngilizce’de genellikle iki farklı anlamda kullanılır. İlk olarak, “junior” bir kişinin isminin arkasında kullanılarak aynı isimdeki babasıyla onu ayırt etmek için kullanılır. Örneğin, eğer John Doe’nun bir oğlu varsa ve o da John ismini kullanıyorsa, çoğunlukla oğlu “John Doe Jr.” olarak anılır.
İkinci olarak, “junior” kelimesi genellikle bir kişi veya bir şeyin daha genç ya da daha az deneyimli olduğunu anlatmak için kullanılır. Bir şirket içinde bir “junior çalışan” genellikle daha az deneyime sahip olan ve genellikle daha düşük bir pozisyonda olan bir çalışanı tanımlar.
Ayrıca “junior” kelimesi eğitimde bir dereceyi belirtmek için de kullanılır. Amerika’daki üniversite sisteminde öğrencilerin üçüncü yılına “junior year” denir. Bu, öğrencinin üniversite eğitiminin sonraki yarısında olduğunu gösterir.
Sonuç olarak, “junior” kelimesinin Türkçe karşılığı genellikle bağlama bağlı olarak “daha genç”, “daha az deneyimli”, “ikinci kuşak” veya “üniversiteli” anlamlarına gelir.
-
She is a junior in high school and busy preparing for her exams. (O, lisede üçüncü sınıfta ve sınavlarına hazırlanmakla meşgul.)
-
The junior team won the championship last year. (Genç takım geçen yıl şampiyonluğu kazandı.)
-
He is applying for a junior software developer position at the tech company. (O, teknoloji şirketinde junior yazılım geliştirici pozisyonu için başvuruyor.)
-
As a junior member of the committee, she was eager to share her ideas. (Komitenin genç bir üyesi olarak fikirlerini paylaşmak için hevesliydi.)
-
The junior officer learned quickly from his superiors. (Genç memur, amirlerinden hızla öğreniyordu.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com