insatiable ne demek
“Insatiable” kelimesi İngilizce’de “doyumsuz, hiçbir zaman tamamen tatmin olmayan” anlamına gelir. Özellikle genellikle yiyecek, içecek veya belirli bir deneyime olan aşırı istek veya arzu contextinde kullanılır. Örneğin, “insatiable desire for chocolate” (çikolataya karşı doyumsuz arzu) diye bir kullanımı olabilir.
Kelime, Latin kökenlidir ve “doymak yeterli olmayan” anlamına gelen “insatibilis” kelimesinden türetilmiştir. İngilizce’de genellikle olumsuz bir konotasyona sahip olmasına rağmen, belirli bağlamlarda daha nötr veya hatta olumlu bir şekilde de kullanılabilir. Örneğin, bir kişi bilgiye karşı “insatiable” (doyumsuz) olabilir, bu da onun her zaman öğrenmek ve bilgisini genişletmek istediği anlamına gelir.
- She had an insatiable curiosity about the world.
- Dünyaya karşı doyumsuz bir merakı vardı.
- His insatiable appetite for success drove him to work long hours.
- Başarıya karşı doyumsuz iştahı, onu uzun saatler çalışmaya itti.
- The insatiable demand for new technology keeps pushing innovation forward.
- Yeni teknolojiye karşı doyumsuz talep, yeniliği sürekli ileriye taşıyor.
- Despite having plenty of money, her insatiable desire for luxury never seemed to fade.
- Yeterince parası olmasına rağmen, lükse karşı olan doyumsuz arzusu hiç azalmıyordu.
- The insatiable need for approval can lead to stress and anxiety.
- Onay için doyumsuz ihtiyaç, strese ve kaygıya yol açabilir.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com