inferences Ne Demek
Kelime: Inferences
Tanım ve Anlamı:
- Sonuç çıkarma: Bir durum ya da olgularla ilgili yeterli veriye dayanan sonuç veya çıkarım.
- Varsayım: Bilgi ya da kanıt temeline dayalı olarak bir şeyin doğru olabileceğine dair yapılan tahmin.
- İma: Görünmeyen ya da açıkça ifade edilmeyen bir anlam ya da sonucu dolaylı bir şekilde anlamak.
Köken (Etymoloji): “Inference” kelimesi, Latince “inferentia” kelimesinden türemiştir. “Inferre” kelime kökü “taşımak” veya “getirmek” anlamına gelir. Bu, bir şeyi (bilgiyi ya da sonucun) bir bağlamdan ya da durumdan çıkararak veya getirilerek oluşturmayı ifade eder.
2:14
Kelimenin Görsel ve Mecaz Anlamları ile Kullanımı:
-
Açık Anlam: İnferans, belirli bir bilgi temelinde bir sonuca ulaşmak anlamındadır. Örneğin, bir kişiyi belirli bir davranışı ya da durumu gözlemleyerek onun karakteri hakkında bir sonuç çıkarmak.
Örnek: “Eğer çocuk sürekli kitap okuyor ise, onun zeki bir çocuk olduğu sonucuna varabiliriz.”
-
Mecazi Anlam: İnferans, bazen gizli ya da dolaylı bir mesajın ya da anlamın çıkarımı olarak da kullanılır. Özellikle edebi eserlerde yazarın ima ettiği anlamları, okuyucunun çıkarması gereken sonuçlar için de kullanılır.
Örnek: “Yazar, karakterin karamsar ruh halini dolaylı olarak betimlerken, okuyucunun onların hislerini çıkarabilmesini istiyor.”
Yaygın İfadeler ve Deyimler:
- “Jump to conclusions” - Sonuçlara varmak / Sonuç çıkarmak.
- “Make inferences” - Çıkarım yapmak
- “Without evidence, any inference is baseless.” - Kanıt olmadan yapılan her çıkarım temelsizdir.
Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler:
-
When reading the report, I had to make several inferences about the company’s future.
Raporu okurken, şirketin geleceği hakkında birkaç çıkarım yapmak zorunda kaldım. -
The detective used the available evidence to draw inferences about the suspect’s motive.
Dedektif, mevcut kanıtları kullanarak şüphelinin motivasyonu hakkında çıkarımlar yaptı. -
Inferences can be misleading if not based on solid facts.
İnferanslar sağlam gerçeklere dayanmıyorsa yanıltıcı olabilir. -
The teacher encouraged students to make inferences from the text during the class discussion.
Öğretmen, ders tartışması sırasında öğrencilerin metinden çıkarımlar yapmalarını teşvik etti. -
From her tone, he made the inference that she was unhappy with his decision.
Onun tonundan, kararından memnun olmadığını çıkardı. -
We often make inferences about others based on their behavior and appearance.
Sıklıkla başkaları hakkında davranışları ve görünüşleri üzerinden çıkarımlarda bulunuruz.
Eş Anlamlılar (Synonyms) ve Zıt Anlamlılar (Antonyms):
-
Eş Anlamlılar:
- Conclusion: Sonuç - Bir sonuca varma.
- Deduction: Çıkarma - Bir bilgi veya durumdan sonuç çıkarma.
- Inference: Çıkarım - Belirli verilerden sonuç çıkarmak.
-
Zıt Anlamlılar:
Bu detaylı açıklama ile “inferences” kelimesini anlamınızı kolaylaştırdığımı umuyorum. Eğer başka sorularınız varsa, lütfen sormaktan çekinmeyin!
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com