inferences Ne Demek
Kelime: Inferences
Tanım ve Anlamı:
- Sonuç çıkarma: Bir durum ya da olgularla ilgili yeterli veriye dayanan sonuç veya çıkarım.
- Varsayım: Bilgi ya da kanıt temeline dayalı olarak bir şeyin doğru olabileceğine dair yapılan tahmin.
- İma: Görünmeyen ya da açıkça ifade edilmeyen bir anlam ya da sonucu dolaylı bir şekilde anlamak.
Köken (Etymoloji): “Inference” kelimesi, Latince “inferentia” kelimesinden türemiştir. “Inferre” kelime kökü “taşımak” veya “getirmek” anlamına gelir. Bu, bir şeyi (bilgiyi ya da sonucun) bir bağlamdan ya da durumdan çıkararak veya getirilerek oluşturmayı ifade eder.
Kelimenin Görsel ve Mecaz Anlamları ile Kullanımı:
-
Açık Anlam: İnferans, belirli bir bilgi temelinde bir sonuca ulaşmak anlamındadır. Örneğin, bir kişiyi belirli bir davranışı ya da durumu gözlemleyerek onun karakteri hakkında bir sonuç çıkarmak.
Örnek: “Eğer çocuk sürekli kitap okuyor ise, onun zeki bir çocuk olduğu sonucuna varabiliriz.”
-
Mecazi Anlam: İnferans, bazen gizli ya da dolaylı bir mesajın ya da anlamın çıkarımı olarak da kullanılır. Özellikle edebi eserlerde yazarın ima ettiği anlamları, okuyucunun çıkarması gereken sonuçlar için de kullanılır.
Örnek: “Yazar, karakterin karamsar ruh halini dolaylı olarak betimlerken, okuyucunun onların hislerini çıkarabilmesini istiyor.”
Yaygın İfadeler ve Deyimler:
- “Jump to conclusions” - Sonuçlara varmak / Sonuç çıkarmak.
- “Make inferences” - Çıkarım yapmak
- “Without evidence, any inference is baseless.” - Kanıt olmadan yapılan her çıkarım temelsizdir.
Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler:
-
When reading the report, I had to make several inferences about the company’s future.
Raporu okurken, şirketin geleceği hakkında birkaç çıkarım yapmak zorunda kaldım. -
The detective used the available evidence to draw inferences about the suspect’s motive.
Dedektif, mevcut kanıtları kullanarak şüphelinin motivasyonu hakkında çıkarımlar yaptı. -
Inferences can be misleading if not based on solid facts.
İnferanslar sağlam gerçeklere dayanmıyorsa yanıltıcı olabilir. -
The teacher encouraged students to make inferences from the text during the class discussion.
Öğretmen, ders tartışması sırasında öğrencilerin metinden çıkarımlar yapmalarını teşvik etti. -
From her tone, he made the inference that she was unhappy with his decision.
Onun tonundan, kararından memnun olmadığını çıkardı. -
We often make inferences about others based on their behavior and appearance.
Sıklıkla başkaları hakkında davranışları ve görünüşleri üzerinden çıkarımlarda bulunuruz.
Eş Anlamlılar (Synonyms) ve Zıt Anlamlılar (Antonyms):
-
Eş Anlamlılar:
- Conclusion: Sonuç - Bir sonuca varma.
- Deduction: Çıkarma - Bir bilgi veya durumdan sonuç çıkarma.
- Inference: Çıkarım - Belirli verilerden sonuç çıkarmak.
-
Zıt Anlamlılar:
Bu detaylı açıklama ile “inferences” kelimesini anlamınızı kolaylaştırdığımı umuyorum. Eğer başka sorularınız varsa, lütfen sormaktan çekinmeyin!
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com