indulgence ne demek
“Indulgence” kelimesi Türkçeye genellikle “ödün verme”, “hoşgörü” ya da “şımartma” şeklinde çevrilir. Ancak bu kelimenin anlamı bağlamına veya kullanıldığı duruma bağlı olarak değişebilir.
-
Genel anlamıyla, indulgence kendine veya başkasına bir şeyi ya da bir etkinliği çekinmeden, aşırıya kaçarak yapma hakkı tanıma, kendine veya başkasına bir zevk ya da rahatlık tanıma anlamına gelir. Örneğin; “Eating an entire chocolate cake is an indulgence” İfadesini “Bütün bir çikolata pastasını yemek bir ödünlük/şımartmadır” şeklinde çevirebiliriz.
-
Katolik kilisesinde İngilizcede de “indulgence” olarak bilinen bir kavram vardır. Bunun anlamı, kişinin günahlarının affedilmesi karşılığında belirli bir tutar ödemesi veya belirli eylemleri gerçekleştirmesi anlamına gelir.
-
Ekonomi ve finans dünyasında “indulgence”, borçlara geçici olarak faiz uygulanmaması veya ödemelerin ertelenmesi anlamına gelir. Bu bağlamda, “ekonomik ödün’’ veya ‘‘borç erteleme’’ olarak çevirebiliriz.
Kısacası, “indulgence” kelimesinin anlamı kullanıldığı bağlama ve duruma göre değişebilir. Bu sebeple İngilizce’deki cümle bağlamında değerlendirilip en uygun Türkçe karşılığı bulunmalıdır.
-
She enjoyed an indulgence of chocolate cake during the celebration. (Kutlama sırasında çikolata kekinin tadını çıkardı.)
-
His indulgence in luxurious vacations made him feel refreshed. (Lüks tatillere olan düşkünlüğü onu tazelendi hissettirdi.)
-
The spa offered an indulgence that everyone deserved. (Spa, herkesin hak ettiği bir zevk sundu.)
-
After a long week at work, he allowed himself an indulgence of sleeping in on Saturday. (Uzun bir iş haftasından sonra, cumartesi günü uyumayı kendisine bir zevk olarak tanıttı.)
-
Her indulgence in shopping sometimes left her with buyer’s remorse. (Alışverişe olan düşkünlüğü bazen ona alım pişmanlığı yaşatıyordu.)