inducement ne demek
“Inducement” İngilizce bir kelimedir ve Türkçeye çoğunlukla “teşvik” olarak çevrilir. Daha geniş bir anlamda, bir kişiyi belirli bir davranışa veya eyleme sevk etmek için kullanılan herhangi bir şeyi ifade eder. Bu, maddi bir ödül olabilir veya belirli bir davranışın sonuçlarına dair sözlü bir açıklama gibi daha az somut bir şey olabilir. İkna etme, cezbetme, kandırma veya harekete geçirme hedefi olan bir araç olarak da görülebilir.
Örneğin, bir işverenin çalışanlarına fazladan ücret vermesi ya da promosyon sunması bir “inducement” (teşvik) olabilir. Bir başka örnekte ise, bir öğretmenin öğrencilere daha çok çalışmaları için ekstra kredi sunması bir “inducement” (teşvik) olarak görülebilir.
-
The company offered a financial inducement to attract new employees. Şirket, yeni çalışanları çekmek için finansal bir teşvik sundu.
-
He felt the inducement of a higher salary was worth the long commute. Daha yüksek bir maaşın teşvikinin uzun yolculuğa değer olduğunu hissetti.
-
The government provided inducements for businesses to invest in renewable energy. Hükümet, işletmelerin yenilenebilir enerjiye yatırım yapması için teşvikler sağladı.
-
She was motivated by the inducement of gaining valuable experience. Değerli deneyim kazanma teşvikiyle motive oldu.
-
The coach used inducement in the form of rewards to encourage teamwork. Koç, takım çalışmasını teşvik etmek için ödüller şeklinde teşvik kullandı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com