in disgrace Ne Demek
Terim: In Disgrace (Utanç İçinde)
Tanım ve Anlam:
“In disgrace,” İngilizce bir deyimdir ve bir kişinin sosyal, mesleki veya kişisel itibarını kaybettiği, sakıncalı veya ayıplayıcı bir durumla karşı karşıya kaldığı anlamına gelir. Bir kişinin toplumda ya da bir toplulukta saygı görmemesi veya hoş karşılanmaması durumudur.
Bu terimin birkaç anlamı vardır:
- Saygınlığın veya itibarı kaybetme durumu.
- Cezalandırılma veya kınanma durumu.
- Suçlama veya ayıplama durumunu ifade eder.
Köken (Etyomoloji): “In disgrace” ifadesi, İngilizce “disgrace” kelimesinden türemiştir. “Disgrace,” “dis-” (kaldırmak veya eksiltmek anlamında) ve “grace” (şeref, itibar veya zarafet anlamında) kelimelerinin birleşiminden gelir. Yani, “zarafetten/şereften mahrum olmak” anlamını taşır.
Açıklama ve Kullanım:
-
Literal Anlamı: Bir kişi bir hatası ya da günahı yüzünden toplumda ya da belirli bir çevrede itibar kaybına uğruyorsa, “in disgrace” pozisyonundadır. Örneğin, bir yönetici yolsuzluk iddialarıyla suçlandığında bu durumu ifade etmek için kullanılabilir.
-
Figuratif Anlamı: “In disgrace,” yalnızca bireyler için değil, kurumsal ya da toplumsal durumlar için de kullanılabilir. Örneğin, bir kuruluşun veya devletin bir skandala karışması durumunda bu ifade kullanılabilir.
Örnek Cümleler:
-
After the scandal, he found himself in disgrace and lost his job.
- Skandal sonrası, utanç içinde kaldı ve işini kaybetti.
-
She was in disgrace for cheating on the exam.
- Sınavda kopya çekmekten utanç içindeydi.
-
The politician was in disgrace after the corruption allegations surfaced.
- Politikacı, yolsuzluk iddiaları ortaya çıktıktan sonra utanç içinde kaldı.
-
He returned to his hometown but was still regarded in disgrace by his former friends.
- Kendisi memleketine döndü ama eski arkadaşları tarafından hala utanç içinde görüldü.
-
The company was in disgrace after the product recall affected thousands of customers.
- Üretici hatası binlerce müşteriyi etkiledikten sonra şirket utanç içinde kaldı.
-
To avoid being in disgrace, he chose to resign before the investigation concluded.
- Utanç içinde olmamak için, soruşturma sona ermeden istifa etmeyi seçti.
İlgili Deyim ve İfadeler:
- “Fall from grace” (Şereften düşmek) - Bir kişinin önceki saygın veya onurlu durumunu kaybetmesi anlamında kullanılır.
Eşanlamlılar (Synonyms):
- Shame (utanç), dishonor (onursuzluk), disgracefulness (utanç verici durum)
- Türkçe: utanç, onursuzluk, rezil durum.
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
Bu terim, özellikle sosyal ve etik bağlamlarda çok yaygın olarak kullanılmaktadır ve bireylerin veya kuruluşların itibarları üzerindeki olumsuz etkileri vurgular.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com