gluttonous Ne demek
Kelime: Gluttonous
Türkçe Karşılığı: Şehvetli, aşırı yiyen, obur
Tanım ve Anlamı:
- Temel (literal) Anlamı: Aşırı miktarda yiyecek tüketme eğilimi olan, yemek konusunda aşırı hırslı.
- Mecazi (figurative) Anlamı: Genel olarak bir şeyin aşırıya kaçması veya bir konuda aşırı arzu gösterme durumu. Örneğin, bilgiye, güce veya başka bir şeye karşı aşırı istekli olmak.
Kelimenin Kökeni (Etyoloji):
“Gluttonous” kelimesi, Latince “glutto” kelimesinden türetilmiştir. “Glutto” kelimesi, “yemek isteyen” ya da “abur cubur yiyici” anlamına gelir. Bu da eski İngilizce “glotton” ve ardından “glutton” olarak evrimleşmiştir.
Kelimenin Kullanımı:
- Aşırı yemek yemek: “After eating that gluttonous meal, I felt so full I could hardly move.” (O aşırı yemek yedikten sonra o kadar doluydum ki hareket edemeyecek gibi hissettim.)
- Aşırı istek: “His gluttonous desire for power led him to betray those closest to him.” (Güce olan şehvetli arzusu, ona en yakın olanları ihanet etmesine neden oldu.)
İlişkili Deyimler ve İfadeler:
- Glutton for punishment: “Ceza için bir obur.” Bu ifade, bir kişinin acı veya zorluklara karşı aşırı bir iştaha sahip olduğunu düşündürür. (Birine zorlu bir durumu sürekli olarak çekmek için istekli olduğunu anlatır.)
- Gluttonous nature: “Şehvetli doğa” (bu, bir kişinin açgözlülüğünü veya aşırı arzularını ifade eder.)
Günlük Konuşma ve Kullanım:
Kelime, günlük konuşmada genellikle yemekle ilgili aşırılıkları belirtmek için kullanılır. Ancak daha geniş bir anlamda; tutkulu bir şekilde istediğimiz şeyler için kullanmayı da içerebilir.
Örnek Cümleler:
-
“He was gluttonous when it came to desserts, so he ate three slices of cake.”
(Tatlılar konusunda oburdu, bu yüzden üç dilim pasta yedi.) -
“Her gluttonous behavior at the buffet shocked the other guests.”
(Açık büfede onun aşırı yiyici davranışı diğer misafirleri şok etti.) -
“The gluttonous king demanded feasts every night.”
(Aşırı yiyen kral her gece şölenler talep ediyordu.) -
“In this gluttonous society, people often forget moderation.”
(Bu aşırı obur toplumda, insanlar genellikle ölçülülüğü unutur.) -
“He had a gluttonous urge to learn everything about the subject.”
(Konu hakkında her şeyi öğrenme konusunda aşırı bir arzuya sahipti.)
Farklı Bağlamlar:
- Resmi: Akademik yazılarda, “gluttonous” kelimesi aşırı davranışları veya yemekle ilgili sağlıksız alışkanlıkları tartışmak için kullanılabilir.
- Gündelik: Bağlam içinde, arkadaşlar arasında yeme alışkanlıkları veya aşırılıkları konuşurken yaygın bir şekilde kullanılır.
- Teknik: Beslenme bilimlerinde, obezite veya aşırı yeme davranışlarıyla ilgili bir tartışmada “gluttonous” kelimesi kullanılabilir.
- Argo: Birisinin aşırı bir şeyi sürekli arzuladığını belirtmek için daima sözlü dilde kullanılabilir.
Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar:
Eş Anlamlılar (Synonyms):
- Greedy (açgözlü) - Aç gözlü, hasis.
- Ravenous (açlık çeken) - Aşırı aç veya yeme isteği içinde olan.
- Voracious (aşırılıkla yiyen) - Aşırı aç.
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Moderate (ölçülü) - Ölçülü, abartısız.
- Temperate (itidal) - Ihtiyatlı, ılımlı.
- Abstinent (tutucu) - Yeme içme konusunda kendine hakim olan.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com