genuine ne demek
Genuine, İngilizce bir kelimedir ve “gerçek, otantik, samimi” anlamlarına gelir.
Bu kelime genellikle bir şeyin kalitesini, orijinalliğini ya da sahiciliğini ifade etmek için kullanılır. Örneğin, bir nesnenin “genuine leather” olarak tanımlanması, onun gerçek deriden yapıldığını belirtir. Bir kişinin “genuine personality” olarak tanımlanması da, o kişinin davranışlarının ve duygularının samimi ve sahici olduğunu ifade eder.
Ayrıca “genuine” kelimesi, bir kişi veya durumun sahte, yapay ya da taklit olmadığını belirtmek için de kullanılır. Bir şeyin ‘genuine’ olduğunu söylemek, genellikle onun değerini yükseltir çünkü bu, onun benzersiz ve otantik olduğunu belirtir.
Ayrıca, bu kelime bir kişinin içten, gerçek duygularını veya niyetlerini belirtirken de kullanılır. “Genuine” kelimesi bir kişinin dürüst ve gerçeğe bağlı olduğunu belirtir.
Özetle, “genuine” İngilizce’de bir şeyin yüksek kalitede ve/veya sahici, gerçek olduğunu belirtmek için kullanılan bir sıfattır.
-
She gave a genuine smile when she saw the surprise party. (Sürpriz partiyi görünce gerçekten bir gülümseme yaptı.)
-
His genuine interest in the topic made the discussion more engaging. (Konuya olan gerçek ilgisi tartışmayı daha ilgi çekici hale getirdi.)
-
It was hard to find a genuine antique at the flea market. (Bit pazarında gerçek bir antika bulmak zordu.)
-
I appreciate your genuine feedback on my presentation. (Sunumum hakkında samimi geri bildiriminizi takdir ediyorum.)
-
The genuine friendship between them has lasted for years. (Aralarındaki gerçek dostluk yıllardır sürüyor.)