frontline Ne demek
Kelime: Frontline
Anlamı:
- Ön Cephe - savaşta düşmanla doğrudan temas edilen alan.
- Ön Hat - bir olayın ya da krizin en yoğun, en etkili ve en kritik noktası; bir mücadelede ya da hareket içinde yer alan en önde olan bireyler.
- Öne Çıkan veya En Kritik Şeyler - bir durumun ya da olayın en belirgin ve dikkate değer yönleri.
Etymoloji:
“Frontline” kelimesi İngilizce “front” (ön) ve “line” (hat, çizgi) kelimelerinin birleşiminden oluşur. “Front,” Latince “frons” kökünden türemiş olup, yüz, cephe anlamına gelirken; “line” ise Latince “linea” (çizgi) kelimesine dayanır.
Kelimenin Kullanımı ve Örnekler:
-
Açık Anlamda (Literal Anlamda): Savaşta askerlerin bulunduğu ön cepheyi tanımlar.
- Örnek: The soldiers are stationed at the front line of the battle.
Türkçe: Askerler savaşın ön cephesinde konumlanmış durumda.
- Örnek: The soldiers are stationed at the front line of the battle.
-
Mecazi Anlamda (Figurative Anlamda): Bir konuda en kritik noktada ya da en önde olmak durumunu ifade eder.
- Örnek: Healthcare workers are on the front line in the fight against the pandemic.
Türkçe: Sağlık çalışanları pandemiye karşı savaşta ön cephede.
- Örnek: Healthcare workers are on the front line in the fight against the pandemic.
Yaygın İfadeler ve Deyimler:
- Frontline workers - Ön cephe işçileri (sağlık çalışanları gibi)
- Frontline of the battle - Savaşın ön cephesi
- On the front line - Ön cephede
Bağlamsal Kullanım ve Örnek Cümleler:
-
Formal: The government is investing in the resources needed for the front line responders.
Türkçe: Hükümet, ön cephe müdahale ekipleri için gerekli kaynaklara yatırım yapıyor. -
Informal: I really admire people who work on the front line during crises.
Türkçe: Krizler sırasında ön cephede çalışan insanlara gerçekten hayranım. -
Technical: Frontline research is crucial for developing new medical technologies.
Türkçe: Ön cephe araştırmaları, yeni tıbbi teknolojilerin geliştirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. -
Slang: Those guys are out there on the front line every day, doing the real work.
Türkçe: O adamlar her gün orada, gerçek işleri yapıyorlar. -
News Context: The report highlights the challenges faced by those on the front lines of climate change.
Türkçe: Rapor, iklim değişikliğinin ön cephelerinde karşılaşılan zorlukları öne çıkarıyor.
Yaygın Kullanım Alanları:
- Günlük Konuşmalar: İnsanların bir konuda en etkili ya da kritik olan kısmı ifade etmek için rahatça kullanılır.
- Akademik Yazılar: Araştırmalar ve raporlar gibi içeriklerde, özgün araştırmalara veya sağlık, savaş gibi konular marjinde öncelikleri ifade etmek için kullanılabilir.
- Sohbet: Daha kişisel ve duygusal bir bağ kurmak amacıyla kullanılır.
Eşanlamlılar (Synonyms):
- Front - Ön, cephesi
- Edge - Kenar, sınır
- Vanguard - Öncü, öncü grup
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com