farce ne demek
Farce, genellikle absürt ve aşırı uygulamaların ele alındığı, mantıksız durumlar ve komik karakterlerle dolu olan bir komedi tarzıdır. Bu tür, genellikle seyirciyi güldürmeyi amaçlar ve genellikle beklenmedik olayların, abartılı durumların ve abartılı karakterlerin bir dizi sahnesi ile bu durumu başarır.
Farce, aşırı kurgulanmış olayların, muhtemelen mantıksız veya uygunsuz olan, hızlı bir şekilde birbirini izlemesiyle bilinir. Farce, genellikle karakterler arasındaki yanılsamaları, çelişkileri ve yanlış anlamaları içerir. Bu da genellikle tipik olarak karmaşık ve komik durumlara yol açar.
İzleyicinin duygusal etkilenmesinden ziyade, farce’nin amacı genellikle nefes kesen tempoda kahkaha sağlamaktır. Bu nedenle, farce genellikle pratik şakalar, abartılı ifadeler ve imkansız durumlar gibi fiziksel komedi unsurlarını içerir. Nihayetinde, farce izleyicisine mizahi bir kaçış sağlamak için aşırı ve absürt durumları kullanır.
-
The play was a complete farce, leaving the audience in fits of laughter. Oyun tamamen bir komedi gibiydi, izleyicileri kahkahalar içinde bıraktı.
-
His explanation was such a farce that nobody took him seriously. Onun açıklaması öyle bir saçmalıktı ki kimse onu ciddiye almadı.
-
The political debate turned into a farce, with candidates arguing like children. Siyasi tartışma bir komediye döndü, adaylar çocuklar gibi tartışıyordu.
-
She described their wedding as a farce, filled with unexpected mishaps. Düğünlerini beklenmedik aksiliklerle dolu bir saçmalık olarak tanımladı.
-
The class turned into a farce when the teacher left for an emergency. Öğretmenin acil bir durum için çıkmasıyla ders bir komediye döndü.